<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Bismillahirrahmanirrahim (Rahman ve Rahim olan ALLAH&apos;&#305;n Ad&#305;yla)  Essal&#226;tu vessel&#226;mu aleyke Y&#226; Ras&#251;lall&#226;h...</title>
	<link>http://islaminet.azbuz.com</link>
	<description>Bismillahirrahmanirrahim (Rahman ve Rahim olan ALLAH&apos;&#305;n Ad&#305;yla)  Essal&#226;tu vessel&#226;mu aleyke Y&#226; Ras&#251;lall&#226;h...</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>14 Dec 2007 16:44:15 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>Bismillahirrahmanirrahim (Rahman ve Rahim olan ALLAH&apos;&#305;n Ad&#305;yla)  Essal&#226;tu vessel&#226;mu aleyke Y&#226; Ras&#251;lall&#226;h...</title> 
  <link>http://islaminet.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
		<title>Ey Rahmeti Bol Padi&#351;ah</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008868331</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p>Ey rahmeti bol padişah<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br>Ben eyledim hadsiz g&uuml;nah<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Hadden tecav&uuml;z eyledim<br>G&uuml;nah deryasın boyladım<br>Malum sana ben neyledim<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Utanmadım hi&ccedil;bir zaman<br>Ettim g&uuml;nah gizli ay&acirc;n, <br>Vurma y&uuml;z&uuml;me el-am&acirc;n<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Aslım bir damlacık meni<br>Halk eyledin ondan beni<br>Seviyorum rabbim seni<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Ger&ccedil;i &ccedil;oktur fıskı f&uuml;c&ucirc;r<br>Sayılmaz bendeki kusur<br>Fakat senin adın gafur<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>G&uuml;nahımla dolar cihan<br>Sana ay&acirc;n z&acirc;hir nihan<br>Boldur sende elbet ihsan<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Adın senin gaff&acirc;r iken<br>Ayıp &ouml;rten Settar iken<br>Kime gidem sen v&acirc;r iken<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Doğru bir kulluk etmedim<br>Rızan &uuml;zere gitmedim<br>Emirlerini tutmadım<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>Milyonlarca etsem g&uuml;nah<br>Sensin &ouml;yle bir padişah<br>L&acirc;-taknet&ucirc; yeter penah<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br><br>İsyanda Kuddusi şed&icirc;d, <br>Kullukta bir battal pel&icirc;d<br>Kesmem senden asla &uuml;m&icirc;d<br>C&uuml;rm&uuml;m ile geldim sana<br>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><b>Hadsiz: </b>sayısız, <br><b>C&uuml;rm: </b>g&uuml;nah, isyan, hata<br><b>Hadden tecav&uuml;z eyledim:</b> Allah&rsquo;ın koyduğu sınırları aştım, yani g&uuml;nah işledim.<b> <br>Ayan:</b> a&ccedil;ık<br><b>El-aman: </b>imdat<br><b>Fısk: </b>a&ccedil;ıktan işlenen g&uuml;nah<br><b>F&uuml;cur: </b>g&uuml;nah ve &ccedil;eşitli uygunsuz işler<br><b>Zahir: </b>a&ccedil;ık,<b> <br>Nihan: </b>gizli<br><b>Gaffar: </b>G&uuml;nahları affeden<br><b>Settar: </b>G&uuml;nahları, ayıpları &ouml;rten<br><b>La taknetu: </b>Allah&rsquo;ın rahmetinden &uuml;mit kesmeyin &acirc;yeti var iken. <b><br>Penah: </b>sığınacak yer<br><b>Şedid: </b>şiddetli<br><b>Battal: </b>işe yaramaz, <br><b>Pelid: </b>pis, rezil<br>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Aug 2008 12:22:56 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008868331</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Cuma Namaz&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008828354</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/88/28/5000000008828354.gif" align='right' border='0'> <p>Cuma, m&uuml;sl&uuml;manlarca bir bayram g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Bu m&uuml;barek g&uuml;nde m&uuml;sl&uuml;manlar mabetlerde toplanırlar. Okunacak hutbeleri dinleyerek faydalanırlar. Hep birlikte cuma namazını kılarlar. Sonra ya başka ibadetlerle uğraşır veya ziyaretlerde bulunur yahut g&uuml;nl&uuml;k işleri ile uğraşmaya koyulurlar.<br>Bir hadis-i şerifde buyuruluyor: <br><b>&quot;&Uuml;zerine g&uuml;neşin doğduğu en hayırlı g&uuml;n, cuma g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Adem aleyhisselam O g&uuml;n Cennet'e konulmuş, O g&uuml;n Cennetten &ccedil;ıkarılmıştır. Kıyamet de o g&uuml;n kopacaktır.&quot;</b></p><p>B&uuml;t&uuml;n bu olaylar, nice hayırları ve; hikmetleri toplamaktadır.</p><p>Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hicretleri zamanında Medine'ye yakın bulunan &quot;Salim İbni Avf&quot; yurdunda &quot;Ranuna&quot; denilen vadi i&ccedil;erisinde &quot;Beni Salim Mescidinde&quot; ilk cuma hutbesini okumuş ve ilk cuma namazını kıldırmıştır.</p><p>Cuma namazının vakti tam &ouml;ğle namazının vaktidir. Cuma namazı i&ccedil;in minarelerde ezan okunur. Camilere gidince &ouml;nce aynen &ouml;ğle namazının s&uuml;nneti gibi, d&ouml;rt rekat cumanın ilk s&uuml;nneti kılınır. Ondan sonra cami i&ccedil;inde bir ezan daha okunur. Minberde cemaata karşı bir hutbe okunur. Bu hutbeden sonra ikamet alınarak cumanın iki rekat farzı cemaatle aşikare okuyuşla kılınır. Bir farzdan sonra yine &ouml;ğlenin ilk d&ouml;rt rekat s&uuml;nneti gibi, cumanın son d&ouml;rt rekat s&uuml;nneti kılınır. Bundan sonra da &quot;Zuhr&uuml; ahir&quot; diye d&ouml;rt rekat namaz kılınır. Bu son &ouml;ğle namazı, &ouml;ğlenin d&ouml;rt rek'at farzı gibi kılınmakla beraber s&uuml;nnetlerde olduğu gibi d&ouml;rt rek'atın hepsinde fatihadan sonra s&ucirc;re okunması daha iyidir. Arkasından da &quot;Vaktin s&uuml;nneti&quot; niyeti ile aynen sabah namazının s&uuml;nneti gibi iki rekat namaz daha kılınır.</p><p>Cuma şartlarını kendilerinde toplayan kimseler i&ccedil;in iki rekat cuma namazı &quot;Farz-ı ayın&quot;dır. Cuma namazının diğer namazlardan başka olarak kendisine &ouml;zg&uuml; on iki şartı daha vardır. Bunların altısı v&uuml;cubunun (farz olmasının), diğer altısı da edasının şartlarıdır.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>22 Aug 2008 09:35:51 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008828354</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Akabe Bey&apos;atlar&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008820689</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/88/20/5000000008820689.gif" align='right' border='0'> <p align="justify"><font size="3" color="#000000"><font face="Book Antiqua">Mekke'ye &uuml;&ccedil; km. kadar uzaklikta bulunan Mina ile Mekke arasindaki bir mevkiye verilen Akabe adina b&ouml;lgenin baska yerlerinde de rastlanmaktadir. Ayni adi tasiyan bir&ccedil;ok yer bulunmasina ragmen Akabe denince ilk defa bu meshur ahidlesme ve anlasmalarin yapildigi mevk&icirc; hatira gelmektedir.</font></font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Isl&acirc;m'i &ccedil;esitli kabile ve gruplara anlatmaga &ccedil;alisan Resulullah (s.a.s.) &ouml;zellikle Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen kabileler arasinda dolasiyor ve onlara bu yeni mesaji iletmeye ugrasiyordu. Bu hac mevsimlerinin birinde Yesrib (Medine)'den gelen ve bu sehirde yasayan iki Arap kabilesinden biri olan Hazrec kab&icirc;lesine mensup bazi kimselerle karsilasan Hz. Peygamber, onlari Isl&acirc;m'a davet etti. Peygamberliginin onbirinci yilinda onun bu &ccedil;agrisina adi ge&ccedil;en kabileden alti kisi icabet edip, b&uuml;y&uuml;k bir samimiyetle bu yeni dine sarildilar. Zira yillardir Yesrib'teki diger Arap kabilesiyle aralarinda s&uuml;r&uuml;p gitmekte olan Buas savaslarindan bezmis olduklarindan bu yeni dinin aralarinda bir baris ortami olusturacagini &uuml;mit ediyorlardi. Yesrib'e geri d&ouml;nd&uuml;klerinde bu olaydan ve yeni dinlerinden kardes kab&icirc;le Evs'e bahsedip onlari da Isl&acirc;m'a davet edeceklerine ve gelecek yil yine Hacc mevsiminde ayni yerde Resulullah'la bulusacaklarina dair s&ouml;z verip ayrildilar </font></p><p align="justify"><img src='http://www.enfal.de/akabe.jpg' alt='akabe.jpg (33026 Byte)'  height='174' width='248' /><font face="Book Antiqua">Medine'de yasayan bu iki kab&icirc;lenin disinda ayrica &uuml;&ccedil; Yah&ucirc;di kab&icirc;lesi daha bulunuyordu. Bunlar m&uuml;srik Araplari dinlerinden ve putperestlik anlayislarindan dolayi hep hor g&ouml;r&uuml;yorlardi. Yah&ucirc;diler ellerindeki Tevrat'a, ayrica &acirc;limlerinden ve atalarindan isitip durduklarina g&ouml;re yakinda bu b&ouml;lgede zuhur edecek bir peygambere iman edeceklerini ve bu peygamberin destegiyle putperestlige son vererek Araplari ortadan kaldiracaklarini s&ouml;yleyip duruyorlardi. Yah&ucirc;dilerin bu s&ouml;zleri Yesrib'li Evs ve Hazrec kabilelerinin zihninde yer etmisti. Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Akabe'de g&ouml;r&uuml;s&uuml;nce, yah&ucirc;dilerden &ouml;nce davranip bu peygamberin yaninda yer almakta hi&ccedil; teredd&uuml;t etmediler. Bu ilk m&uuml;sl&uuml;man Yesribliler Resulullah'a iman ederek s&ouml;yle dediler: &quot;Kavmimiz &ccedil;ok zor g&uuml;nler yasiyor, hi&ccedil; iyi bir durumda degiliz. Yillardir s&uuml;ren &ccedil;atismalar aramizda sonu gelmez bir anlasmazliga sebep oldu. Bu yeni dinin bizleri biraraya getirecegine ve bizleri baristirip kaynastiracagina inaniyoruz.&quot; Ger&ccedil;ekten Yesribliler Buas savaslarinin artik son bulmasini istiyorlardi. Hz. Peygambere iman eden Hazrecliler su kisilerden ibaretti: Es'ad b. Zur&acirc;re, Avf b. H&acirc;ris, R&acirc;fi' b. M&acirc;lik, Ukbe b. &Acirc;mir, Kutba b. &Acirc;mir ve C&acirc;bir b. Abdullah b. Riab. Bunlardan ilk ikisi Neccarogullarina mensup idi. (Ibn His&acirc;m, S&icirc;re, II, 70 vd.; Ibn Sa'd, Tabak&acirc;t, I, 217 vd.). Isl&acirc;m'a g&ouml;n&uuml;l veren bu ilk Medineli m&uuml;sl&uuml;manlar memleketlerine geri d&ouml;nerek b&uuml;t&uuml;n g&uuml;&ccedil;leriyle bu yeni dini tanitmaya ve akrabalarinin da iman etmelerini temine &ccedil;alistilar. Bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k grubun Yesribliler &uuml;zerinde b&uuml;y&uuml;k etkileri oldu. Evs ve Hazrec'ten bir &ccedil;ok kimse bunlarin araciligiyla Isl&acirc;m'a girdi. &Ouml;zellikle Resulullah'in dayilarindan olan Neccarogullarina mensup Es'ad b. Zur&acirc;re ile Avf b. H&acirc;ris m&uuml;sl&uuml;manliklarini asla gizlemeksizin b&uuml;y&uuml;k bir gayretle insanlari Isl&acirc;m'a davet ettiler. Ger&ccedil;ekten Isl&acirc;m ak&icirc;desi Yesrib de yillardir s&uuml;ren savaslarin sona ermesinde b&uuml;y&uuml;k bir etken oldu. D&uuml;smanliklar sona erdi ve insanlar Allah'in rahmeti s&acirc;yesinde kisa zamanda kardesler oluverdiler. Ertesi yil yani peygamberligin onikinci yilinda yine Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen Yesrib'li oniki kisi Akabe mevkiinde Resulullah (s.a.s.) ile geceleyin gizlice bulustular. Bunlardan altisi bir &ouml;nceki yil m&uuml;sl&uuml;man olan kisilerdi. Birinci Akabe Bey'ati adi verilen bu bey'atta bulunan sah&acirc;belerden Ub&acirc;de b. es-S&acirc;mit, hadiseyi s&ouml;yle anlatir:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">&quot;Refahta oldugu kadar sikintida, sevin&ccedil;te oldugu kadar &uuml;z&uuml;nt&uuml;de de onu destekleyecek ve her konuda emirlerine itaat edecegimize, Resulullah'i kendi nefislerimizden aziz tutup, durum ne olursa olsun ona muhalefet etmeyecegimize, Allah yolunda hi&ccedil; bir kinayicinin kinamasindan korkmayacagimiza, Allah'a asla sirk kosmayacagimiza, hirsizlik ve zina yapmayacagimiza, &ccedil;ocuklarimizi &ouml;ld&uuml;rmeyecegimize, kendiligimizden uyduracagimiz yalan ve dolanlarla hi&ccedil; kimseye iftirada bulunmayacagimiza, hi&ccedil; bir hayirli iste Resulullah'a muhalefet etmeyecegimize dair bey'at ettik. Ayrica bizden birinin verdigi s&ouml;z&uuml;nde durmasina karsilik onun ecir ve m&uuml;k&acirc;f&acirc;tinin Allah'a ait olduguna ve ona Cennet nimetinin verilecegine; kim insanlik haliyle bunlardan birini isler de ondan dolayi d&uuml;nyada cezaya &ccedil;arptirilirsa bunun ona keff&acirc;ret olacagina; kim de yine bunlardan birini isler de isledigi o su&ccedil;u Allah a&ccedil;iga vurmazsa onun isinin Allah'a kalacagina; Allah'in dilerse onu bagislayip dilerse azaba ugratacagina dair Resulullah'in bize bildirdigi hususlara sadik kalacagimiza da s&ouml;z verdik.&quot;</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Bu birinci Akabe Bey'atina katilan oniki kisiden altisi bir &ouml;nceki yil iman eden kimselerdi. Diger altisi ise Muaz b. H&acirc;ris, Zekv&acirc;n b. Kays, Ub&acirc;de b. es-S&acirc;mit, Yezid b. Sa'lebe, Abb&acirc;s b. Ub&acirc;de ve Ebu'l-Heysem M&acirc;lik b. Teyyihan idiler. Bazi kaynaklarda bir &ouml;nceki yil Resulullah ile tanisan alti kisiden biri olan C&acirc;bir b. Abdullah yerine Uveym b. Saide'nin birinci Akabe Bey'atinda bulundugu ifade edilir.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Medineliler, hacdan geri d&ouml;nerlerken, yanlarinda, Isl&acirc;m'i &ouml;gretmek &uuml;zere Resulullah tarafindan tayin edilen Mus'ab b. Umeyr'i g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ler. Kisa surede Medine-i M&uuml;nevvere'de Isl&acirc;miyet hizla yayildi. Mus'ab b. Umeyr, Ras&ucirc;lullah'i Medine'deki her hareketten haberdar ediyordu. Kisa zamanda Evs ve Hazrec kabilesinin b&uuml;t&uuml;n evleri Isl&acirc;m'in nuruyla aydinlanmaya basladi. Artik Medine, bir Isl&acirc;m devletinin dogusuna hazir h&acirc;le gelmisti. Mus'ab b. Umeyr'in gayret ve etkisiyle Yesrib'in ileri gelenlerinden Sa'd b. Muaz ve Useyd b. Hudayr m&uuml;sl&uuml;man oldular. Bu iki b&uuml;y&uuml;k reisin Isl&acirc;m'a girmesiyle Isl&acirc;m, Medine'de bir hayli kabul g&ouml;rd&uuml;. Bunun &uuml;zerine Medineliler Hz. Peygamberi sehirlerine d&acirc;vet etmeye karar verdiler.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Birinci Akabe Bey'atindan bir yil sonra Medineliler yeniden hac i&ccedil;in Mekke'ye geldiler. I&ccedil;lerinde ikisi kadin yetmis bes m&uuml;sl&uuml;man vardi. Allah Res&ucirc;l&uuml;n&uuml;n bu defa onlarla ilgi kurmasi Isl&acirc;m'in tebliginden ibaret degildi. &Ccedil;ok &ouml;nemli kararlar arifesindeydiler. Bulusma yeri yine Akabe mevkii oldu. Bulusma gizli yapilacak ve hi&ccedil; kimseye haber sizdirilmayacakti. Gece yarisina dogru, Medineliler, gayet tedbirli hareket ederek kararlastirilan yerde toplandilar.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Ras&ucirc;l-i Ekrem Akabe'ye bu defa amcasi Abb&acirc;s ile birlikte geldi. Abb&acirc;s hen&uuml;z ya m&uuml;sl&uuml;man olmamis, yahut m&uuml;sl&uuml;manligini gizliyor, ancak yegenini himaye ediyordu. B&ouml;ylesi bir toplantida bulunmayi bir aile borcu kabul etmisti. Toplantida ilk s&ouml;z&uuml; Hz. Abb&acirc;s aldi:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">- Ey Hazrecliler, Muhammed (s.a.s.)'in aramizdaki mevkii bildiginiz gibidir. Biz, onu d&uuml;smanlarindan koruduk ve koruyacagiz. Kendisi burada, ailesinin yaninda, nezdimizde izzet ve ikr&acirc;m i&ccedil;indedir. Fakat sizinle bir andlasma yapmak ve size katilmak istiyor. Ona verdiginiz s&ouml;z&uuml; tutmak, kendisine muhalefet edenlere karsi gelmek hususunda azminiz kuvvetli ve saglam ise buna bir diyecek yoktur. Fakat onu ele verecek, yaniniza geldikten sonra yalniz basina birakacaksaniz, bunu simdiden s&ouml;yleyiniz ve onu kendi haline birakiniz.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Medineli M&uuml;sl&uuml;manlarin cevabi s&ouml;yle oldu:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">-Dediklerinizi dinledik. Ey Allah'in resul&uuml;, siz s&ouml;yleyin! Kendiniz adina, Allah adina istediginiz andi bizden aliniz. Biz haziriz.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Resulullah Hz. Muhammed (s.a.s.) Kur'an-i Kerim'den bazi ayetler okuduktan sonra s&ouml;yle buyurdular:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">&quot;Kadinlarinizi ve &ccedil;ocuklarinizi nasil koruyorsaniz, beni de &ouml;ylece korumak &uuml;zere size elimi veriyorum&quot;</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Elini ilk uzatan, Ber&acirc; b. Ma'rur oldu. O, s&ouml;yle dedi:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">-Bey'at ettik ya Resulullah, seni Hak dinle g&ouml;nderen Allah'a yemin ederiz ki kendimizi, &ccedil;ocuk ve hanimlarimizi korudugumuz gibi seni de koruyacak ve savunacagiz. Biz, zaten harp i&ccedil;inde yogrulmus kimseleriz. Zirha aliskiniz. Bu, bize atalar mirasidir.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Bera'dan sonra s&ouml;z alan Ebu'l Heysem de:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">- Ya Resulallah, dedi. Bizim yahudilerle bir takim baglantilarimiz vardir. Bu baglantilari kesecegiz. Biz bunu yaptiktan sonra siz de Allah'in in&acirc;yetiyle muvaffak olunca bizi birakip kendi kavminizin yanina d&ouml;ner misiniz?</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Resulullah (s.a.s.) g&uuml;l&uuml;msediler ve dediler ki:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">&quot;Kanim sizin kaninizdir. Siz bendensiniz, ben de sizdenim. Kiminle d&ouml;v&uuml;s&uuml;rseniz&quot; ben sizin yaninizdayim. Kiminle baris yaparsaniz, ben de onunla baris yaparim. &quot;</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Resulullah (s.a.s.)'in bu s&ouml;zlerini duyan herkes, bey'at etmek &uuml;zere elini uzatiyordu. Bu sirada Abb&acirc;s b. Ub&acirc;de ortaya atilarak sunu s&ouml;yledi:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">-Hazrecliler! Bu zata ni&ccedil;in bey'at ettiginizi biliyor musunuz? Ona bey'atla insanlarin kirmizisina ve siyahina, yani Arap ve Arap olmayana karsi savasa hazir olmayi kabul etmis oluyorsunuz. Bir fel&acirc;kete ugradiginiz ve ulularinizin maktul d&uuml;st&uuml;g&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;g&uuml;n&uuml;z zaman onu yalniz basina birakacaksaniz simdiden birakiniz. Bu, daha dogru olur. Yoksa d&uuml;nyada ve ahirette r&uuml;svay olursunuz. Fakat ona verdiginiz s&ouml;z&uuml; tutacak, malca fel&acirc;kete ugramayi, b&uuml;y&uuml;klerinizin &ouml;l&uuml;m&uuml;yle karsilasmayi g&ouml;ze alacaksaniz, bunu yapiniz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nya ve ahiret hayri bundadir.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Hepsi kabul ettiler ve sordular:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">- Ey Allah'in Resul&uuml;, buna karsilik bize ne va'd ediyorsunuz?</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Resulullah:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">&quot;Cennet&quot; dedi.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Bey'at kisa zamanda tamamlandi. Hepsi de darlikta ve genislikte her hal&uuml;karda itaate, s&ouml;z&uuml;n ancak dogrusunu s&ouml;ylemeye ve Allah yolunda hi&ccedil; bir kinayicinin kinamasindan korkmamaya s&ouml;z verdiler.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Bey'attan sonra Resulullah (s.a.s.), Hazrec'den dokuz, Evs'den &uuml;&ccedil; kisi olmak &uuml;zere on iki nakip se&ccedil;tiler. Es'ad b. Zur&acirc;re de hepsinin basi ve em&icirc;ri se&ccedil;ildi. Bunlardan her biri bir kab&icirc;lenin reisi idiler. Bunun anlami, oniki kabilenin Isl&acirc;miyeti kabul etmesiydi.</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Bey'at gece karanliginda tenhada ve gizlilik i&ccedil;inde yapilmisti. Fakat bey'atin bitiminde bir &ccedil;iglik karanligin perdesini yirtti:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">- Ey Kureys, Muhammed ile atalarinin dininden &ccedil;ikanlar, sizinle d&ouml;g&uuml;smek i&ccedil;in andlasma yaptilar!..</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Fakat m&uuml;sl&uuml;manlarin artik kimseden &ccedil;ekindikleri yoktu. Bu sesi duyar duymaz Abbas b. Ub&acirc;de s&ouml;yle dedi:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">- Ya Resulallah, seni hak ile g&ouml;nderen Allah'a yemin ederim ki istersen sabah olur olmaz kili&ccedil;larimizi kinindan siyirir &uuml;zerlerine saldiririz. Resulullah (s.a.s.) ise s&ouml;yle buyurdular:</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">&quot;Hayir... Bize savas izni daha verilmis degildir. Simdilik hepiniz yerlerinize d&ouml;n&uuml;n&uuml;z.&quot;</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Isl&acirc;m'a teslim olup Resulullah'a tam anlamiyla bey'at eden bu ilk m&uuml;sl&uuml;man kitle i&ccedil;in emre itaat mutlak idi. Akabe'deki bu toplanti dagildi ve herkes yerine d&ouml;nd&uuml;. Sabah olunca Kureysli m&uuml;srikler bu bey'attan haberdar olmuslardi. M&uuml;srikler bu anlasmanin mahiyetini arastirmaga basladilar. Fakat hen&uuml;z m&uuml;sl&uuml;man olmamis olan Yesribliler'in Hz. Peygamber ile anlasmalarina bir t&uuml;rl&uuml; anlam veremiyorlardi. Mekkeli m&uuml;srikler bu gizli anlasma hakkinda bir bilgi alamadan Yesrib'li m&uuml;sl&uuml;manlar sehri terk etmislerdi .</font></p><p align="justify"><font face="Book Antiqua">Isl&acirc;m Devleti'nin kurulmasinda &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;m noktasi olan ikinci Akabe bey'atina, Resulullah'in savas ve barista korunacagina dair prensiplerin tesbit edildigi ve kararlarin alindigi bir bey'at olmasindan dolayi, &quot;Bey'at&uuml;'l-Harb&quot; adi verilir. Ikinci Akabe bey'at'inin ger&ccedil;eklesmesiyle Isl&acirc;m tarihinde yeni bir d&ouml;nem basliyor ve o g&uuml;n Isl&acirc;m Devleti'nin temeli atilmis oluyordu.</font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>21 Aug 2008 11:55:46 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008820689</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Hz.&#214;mer&apos;in M&#252;sl&#252;man Olu&#351;u</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008820802</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/88/20/5000000008820802.gif" align='right' border='0'> <p>Kureys M&uuml;srikleri Habes &uuml;lkesine hicret eden m&uuml;sl&uuml;manlari, kendilerine teslim etmemesi &uuml;zerine iskencelerini artirmaya basladilar.Kureys M&uuml;sriklerinin azillilarindan Ebu Cehil, kureyslilere teklif g&ouml;t&uuml;rerek Peygamberi &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesini teklif etti,ve bunu yapabilen her kim olursa b&uuml;y&uuml;k &ouml;d&uuml;l&uuml;n verilecegini ilan etti.Hz.&Ouml;mer ''ben buna talibim'' dedi.Ona'' Ey &Ouml;mer!Sen,buna elverislisin!''dediler.Hz.&Ouml;mer,vereceginiz mallar hakkinda Saglam Kefalet var mi? Diye sordu.Ebu Cehil ''Evet var! Dedi.Hz.&Ouml;mer bu hususta onlarla bir anlasma yapti. Hazret-i &Ouml;mer'in kiz kardesi Fatima bint-i Hattab, Said b. Zeyd, b, Amr,b. Nufeyl ile evli olup Fatima hatun da, Said b. Zeyd de, M&uuml;sl&uuml;man olmuslardi.Fakat, M&uuml;sl&uuml;manliklarini, Hz. &Ouml;mer'den, gizli tutuyorlardi.Yine, Hz. &Ouml;mer'in mensup bulundu&sect;u Adiy b. Ka'b ogullarindan Nuaym b. Abdullah Nahham da, M&uuml;sl&uuml;man olmustu.Kavmindan korktugu i&ccedil;in, o da, M&uuml;sl&uuml;manligini, gizli tutuyordu.Habbab, b. Erett, Fatima hatuna gelip gidip Kur'an, okur ve okuturdu,</p><p>Bir g&uuml;n, Hz, &Ouml;mer; Peygamberimizle Eshabindan bir cemaata saldirmak &uuml;zre, kilicini, kusanmis olarak, evinden &ccedil;ikmisti ki Peygamberimiz ve Eshabinin, Safa tepeciginin yanindaki bir evde toplandiklari ve kadinli,erkekli kirk</p><p>kisiye yakin olduklari, kendisine haber verilmisti. Dar-i Erkam'da; Peygamberimiz Aleyhisselam ile Amucasi Hz. Hamza,Eshab-i Kiramdan Hz. Ebu Bekr, Hz. Ali ve Habes &uuml;lkesine hicret etmeyip Peygamberimizle birlikte Mekke'de oturan M&uuml;sl&uuml;manlardan bazilari da, bulunuyordu.Nuaym b. Abdullah, Hz, &Ouml;mer'e rast geldi. Ona &quot;Ey &Ouml;mer! Nereye gitmek istiyorsun?&quot; diye sordu.Hz, &Ouml;mer: &quot;Kureysilerin islerini, darmadagan eden,Akillarini, akilsizlik sayan, Dinlerini, ayiplayan, Ilahlarina, dil uzatan , Su Ata dinini, birakip yeni din tutan Muhammed'e gitmek istiyorum! &Ouml;ld&uuml;recegim onu!&quot; dedi.Nuaym b. Abdullah &quot;Vallahi, ey &Ouml;mer! Seni, nefsin aldatmistir nefsin! Sen, Muhammed'i, &Ouml;ld&uuml;r&uuml;nce, Abd. Menaf ogullarinin, seni, yery&uuml;z&uuml;n gezer birakacagini mi saniyorsun.Sen, kendi ev halkina, d&ouml;nsen de, onlarin isi &uuml;zerinde dursan olmaz mi dedi.Hz. &Ouml;mer &quot;, Sen, benim Ev halkimdan, hangisini kasdediyorsun?&quot; diye</p><p>sordu, Nuaym b. Abdullah &quot;Enisten ve Amucanin oglu olan Said b, Zeyd, b,Amr'i ve kiz kardesin Fatima bint-i Hattab'i, kasd ediyorum! Vallahi, ikisi de, M&uuml;sl&uuml;man oldular, Muhammed'e, uydular ve Onun,dinine girdiler!</p><p>Sana, &ouml;nce, onlarla ilgilenmek d&uuml;ser!&quot; dedi. Hz. &Ouml;mer, hemen, geri d&ouml;n&uuml;p kiz kardesi ile Enistesinin evine kadar gitti.O sirada, onlarin yaninda Habbab b. Erett ve onun yaninda da, i&ccedil;inde Taha suresi yazili bir Sahife, bulunuyor, onu, onlara okuyordu: Hz. &Ouml;mer'in tikirtisini, isittikleri zaman, Habbab, evin bir k&ouml;sesinde gizlendi.Fatima, hatun Sahife'yi alip uylugunun altina sakladi. Hz. &Ouml;mer, evin yanina geldigi zaman, Habbab'in, Fatima hatunla Said</p><p>b.Zeyd'e, Kur'an okudugunu, isitmisti.Eve, girince &quot;Isitmis oldugum o sey, ne idi?&quot; diye sordu.Kiz kardesi ile Esnistesi ` `Sen, bir sey isitmedin ! ' ' dediler.Hz. &Ouml;mer &quot;Evet! Vallahi, ikinizin de, Muhammed'e uydugunuzu ve Onun dinine girdiginizi, haber aldim!?&quot; dedi ve hemen Enistesi Said b. Zeyd'in &uuml;zerine &ccedil;ullandi.Fatima hatun kalkip onu, kocasinin &uuml;zerinden ayirmak, uzaklastirmak isteyince, Hz. &Ouml;mer, vurup Fatima hatunun basini yardi!</p><p>Hz. &Ouml;mer, bunu, yapinca, kiz kardesi de, Enistesi de &quot;Evet! Biz, M&uuml;sl&uuml;man olduk, Allah'a ve Resul&uuml;ne iman ettik!</p><p>Sen, istedigini yap!&quot; dediler. Hz. &Ouml;mer, kiz kardesinin basini, yarip kanattigini, g&ouml;r&uuml;nce, yaptigina pisman oldu. Yapmak istedigi seylerden vaz ge&ccedil;ti. Kiz kardesine &quot;Demin okudugunuzu sizden dinledigim seylerin yazili bu-</p><p>lundugu su Sahife'yi, bana, ver de, Muhammed'in getirdigi seyin ne olduguna bir bakayim?&quot; dedi.Kiz kardesi &quot;Biz, senin Sahife'ye, bir sey yapmandan,korkariz!&quot; dedi.Hz.&Ouml;mer &quot;Korkma!&quot; dedi ve onu, okuduktan sonra, geri verecegine, ilahlari &uuml;zerine yemin etti.Bunun &uuml;zerine, Fatima hatun, Onun M&uuml;sl&uuml;man olacagini umarak &quot;Ey</p><p>Kardesim! Sen, puta taptigin m&uuml;ddetce, pissin (temiz degilsin!) Halbuki, Ona (Kur'an-i Kerim, yazili Sahife'ye) pak olandan baskasi, dokunamaz! &quot; dedi.Hz. &Ouml;mer, kalkip yikaninca Fatima Hatun, ona, Sahife'yi, verdi.Sahife'de, Taha suresi yazili idi.Hz. &Ouml;mer, sureyi bas tarafindan okumaga basladi.Hz. &Ouml;mer: &quot;Bu s&ouml;zler, ne kadar g&uuml;zel, ne kadar degerli!&quot; demekten, kendini, alamadi. Habbab, bunu, isitince, saklandigi yerden &ccedil;ikip Hz. &Ouml;mer'in yanina geldi.</p><p>&quot;Ey &Ouml;mer! Vallahi, Allah'in, Peygamberinin duasini, sana nasib edecegini, umuyorum:Ben, d&uuml;n, Peygamber Aleyhisselam'dan isittim ki: O; (E y Allahim! Islam'i,Ebulhakem b.Hi sam veya &Ouml;mer b. Hattab ile g&uuml;&ccedil;lendir!) diyerek dua etmisti. Ey &Ouml;mer! Artik, Allah'dan, kork! Allah'dan!&quot; dedi.Hz.&Ouml;mer, Habbab'a &quot;Ey Habbab! Sen, bana, Muhammed'in bulundugu yeri, g&ouml;ster de, yanina varip M&uuml;sl&uuml;man olayim?&quot; dedi.Habbab: &quot;O, Safa tepesinin yanindaki bir Ev'in i&ccedil;indedir.Yaninda da, Eshabindan bazilari, bulunuyordur.&quot; dedi.Hz. &Ouml;mer, hemen kalkip kilicini, kusandi. Sonra, Peygamberimiz Aleyhisselam ile Eshabinin bulundugu yere kadar varip kapilarin, &ccedil;aldi.Hz. &Ouml;mer'in sesini, isitince, Peygamberimizin Eshabindan bir Zat kalkip kapinin gediginden disari bakti.Hazret-i &Ouml;mer'i, kilicini, kusanmis olarak, g&ouml;r&uuml;nce, korktu. Peygamberimizin yanina d&ouml;nd&uuml; &quot;Ya Resulallah! Bu, &Ouml;mer b. Hattab'dir. Kilicini kusanmis bir haldedir!&quot; dedi.Hz.Hamza &quot;Ona, izin ver! Eger, o, iyilik i&ccedil;in geldi ise, kendisine bol bol iyilik ederiz.</p><p>Eger, k&ouml;t&uuml;l&uuml;k i&ccedil;in geldi ise, onu, kendi kiliciyla &ouml;ld&uuml;r&uuml;r&uuml;z!&quot; dedi.Peygamberimiz &quot;Ona, izin veriniz!&quot; buyurdu.</p><p>Kapidaki zat, ona, izin verdi.Peygamberimiz, kalkip ona, dogru vardi ve kendisi ile avluda karsilasti.Kusagindan veya ridasinin toplandigi yerden tutup kendine dogru hizlica &ccedil;ekti. ve ' Ey Ibn. Hattab Ne getirdin Vallahi, Allahin, sana, bir musibet indirmesine kadar duracagini, sanmiyorum!&quot; buyurdu. Hazret-i &Ouml;mer &quot;Ey Allah 'in Resulu! Ben, Allah'a, Allah'in Resul&uuml;ne ve Ona, Allah'dan gelen seylere iman edeyim diye Senin yanina geldim!&quot; dedi.</p><p>Bunun &uuml;zerine, Peygamberimiz &quot;Allahu Ekber!&quot; diyerek Tekbir getirdi.Peygamberimizin Eshabindan olan ve evde bulunan halk, hz. &Ouml;mer'in M&uuml;sl&uuml;man oldugunu, anladilar.Onlar da, Tekbir getirdiler.Tekbir sesleri, Mekke yollarinda duyuldu.Hz. &Ouml;mer, der ki: &quot;M&uuml;sl&uuml;man olup ta, d&ouml;v&uuml;lmeyen, d&ouml;vmeyen bir kimse g&ouml;rmedim.Ancak, bundan, benim payima, hi&ccedil; bir seyin d&uuml;smedigini g&ouml;rd&uuml;m.Kendi kendime (M&uuml;sl&uuml;manlar, musibetlere ugrarlarken, ben, musibete</p><p>ugramamak istemem !) dedim. M&uuml;sl&uuml;man oldugum gece, kendi kendime d&uuml;s&uuml;nd&uuml;m. (Mekke halkindan,Resulullah Aleyhisselam'a, d&uuml;smanlikta en azilisi kim ise, gidip M&uuml;sl&uuml;man oldugumu, ona, haber vereyim! Tamam! Ebu Cehl'e, haber vereyim. dedim.Sabaha &ccedil;iktigim zaman, Ebu Cehl'in kapisini, &ccedil;aldim. Ebu Cehl, yanima &ccedil;ikip (Hos geldin kiz kardesimin oglu! Ne haber getirdin?) dedi.(Allah'a ve O'nun Resul&uuml; olan Muhammed'e iman ve Kendisinin getirip</p><p>bildirdigi seyleri tasdik ettigimi, sana, haber vereyim diye geldim!? deyince, kapiyi, y&uuml;z&uuml;me &ccedil;arparcasina kapayip (Allah, Seni de, Senin getirdigin haberi de, &ccedil;irkin ve iyilikten uzak etsin!) (Allah, senin de, belani versin, senin getirdigin haberin de,belasini versin!) dedi.&quot; Ve Hz. &Ouml;mer M&uuml;sl&uuml;man olduktan sonra M&uuml;sl&uuml;manlar a&ccedil;iktan ,Kabede ,toplu, cemeat halinde namaz kilmaya basladilar.Ve Hz.&Ouml;mer M&uuml;sl&uuml;manligi se&ccedil;tikten sonra , islamiyete meyili olan bir cok Kureysli islamiyeti se&ccedil;meye basladilar.</p><p>AKABE BEY'ATLARI</p><p>Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Medine'den gelip ilk m&uuml;sl&uuml;man olanlarla 621-622 yillarinda Mekke'nin Akabe adi verilen mevk&icirc;inde yaptigi iki anlasma ve ahidlesme.</p><p>Mekke'ye &uuml;&ccedil; km. kadar uzaklikta bulunan Mina ile Mekke arasindaki bir mevkiye verilen Akabe adina b&ouml;lgenin baska yerlerinde de rastlanmaktadir. Ayni adi tasiyan bir&ccedil;ok yer bulunmasina ragmen Akabe denince ilk defa bu meshur ahidlesme ve anlasmalarin yapildigi mevk&icirc; hatira gelmektedir.</p><p>Isl&acirc;m'i &ccedil;esitli kabile ve gruplara anlatmaga &ccedil;alisan Resulullah (s.a.s.) &ouml;zellikle Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen kabileler arasinda dolasiyor ve onlara bu yeni mesaji iletmeye ugrasiyordu. Bu hac mevsimlerinin birinde Yesrib (Medine)'den gelen ve bu sehirde yasayan iki Arap kabilesinden biri olan Hazrec kab&icirc;lesine mensup bazi kimselerle karsilasan Hz. Peygamber, onlari Isl&acirc;m'a davet etti. Peygamberliginin onbirinci yilinda onun bu &ccedil;agrisina adi ge&ccedil;en kabileden alti ki si icabet edip, b&uuml;y&uuml;k bir samimiyetle bu yeni dine sarildilar. Zira yillardir Yesrib'teki diger Arap kabilesiyle aralarinda s&uuml;r&uuml;p gitmekte olan Buas savaslarindan bezmis olduklarindan bu yeni dinin aralarinda bir baris ortami olusturacagini &uuml;mit ediyorlardi. Yesrib'e geri d&ouml;nd&uuml;klerinde bu olaydan ve yeni dinlerinden kardes kab&icirc;le Evs'e bahsedip onlari da Isl&acirc;m'a davet edeceklerine ve gelecek yil yine Hacc mevsiminde ayni yerde Resulullah'la bulusacaklarina dair s&ouml;z verip ayrildilar</p><p>Medine'de yasayan bu iki kab&icirc;lenin disinda ayrica &uuml;&ccedil; Yah&ucirc;di kab&icirc;lesi daha bulunuyordu. Bunlar m&uuml;srik Araplari dinlerinden ve putperestlik anlayislarindan dolayi hep hor g&ouml;r&uuml;yorlardi. Yah&ucirc;diler ellerindeki Tevrat'a, ayrica &acirc;limlerinden ve atalarindan isitip durduklarina g&ouml;re yakinda bu b&ouml;lgede zuhur edecek bir peygambere iman edeceklerini ve bu peygamberin destegiyle putperestlige son vererek Araplari ortadan kaldiracaklarini s&ouml;yleyip duruyorlardi. Yah&ucirc;dilerin bu s&ouml;zleri Yesrib'li Evs ve Hazrec kabilelerinin zihninde yer etmisti. Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Akabe'de g&ouml;r&uuml;s&uuml;nce, yah&ucirc;dilerden &ouml;nce davranip bu peygamberin yaninda yer almakta hi&ccedil; teredd&uuml;t etmediler. Bu ilk m&uuml;sl&uuml;man Yesribliler Resulullah'a iman ederek s&ouml;yle dediler: &quot;Kavmimiz &ccedil;ok zor g&uuml;nler yasiyor, hi&ccedil; iyi bir durumda degiliz. Yillardir s&uuml;ren &ccedil;atismalar aramizda sonu gelmez bir anlasmazliga sebep oldu. Bu yeni dinin bizleri biraraya getirecegine ve bizleri baristirip kaynastiracagina inaniyoruz.&quot; Ger&ccedil;ekten Yesribliler Buas savaslarinin artik son bulmasini istiyorlardi. Hz. Peygambere iman eden Hazrecliler su kisilerden ibaretti: Es'ad b. Zur&acirc;re, Avf b. H&acirc;ris, R&acirc;fi' b. M&acirc;lik, Ukbe b. &Acirc;mir, Kutba b. &Acirc;mir ve C&acirc;bir b. Abdullah b. Riab. Bunlardan ilk ikisi Neccarogullarina mensup idi. (Ibn His &acirc;m, S&icirc;re, II, 7I vd.; Ibn Sa'd, Tabak&acirc;t, I, 217 vd.). Isl&acirc;m'a g&ouml;n&uuml;l veren bu ilk Medineli m&uuml;sl&uuml;manlar memleketlerine geri d&ouml;nerek b&uuml;t&uuml;n g&uuml;&ccedil;leriyle bu yeni dini tanitmaya ve akrabalarinin da iman etmelerini temine &ccedil;alistilar. Bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k grubun Yesribliler &uuml;zerinde b&uuml;y&uuml;k etkileri oldu. Evs ve Hazrec'ten bir &ccedil;ok kimse bunlarin araciligiyla Isl&acirc;m'a girdi. &Ouml;zellikle Resulullah'in dayilarindan olan Neccarogullarina mensup Es'ad b. Zur&acirc;re ile Avf b. H&acirc;ris m&uuml;sl&uuml;manliklarini asla gizlemeksizin b&uuml;y&uuml;k bir gayretle insanlari Isl&acirc;m'a davet ettiler. Ger&ccedil;ekten Isl&acirc;m ak&icirc;desi Yesrib de yillardir s&uuml;ren savaslarin sona ermesinde b&uuml;y&uuml;k bir etken oldu. D&uuml;smanliklar sona erdi ve insanlar Allah'in rahmeti s&acirc;yesinde kisa zamanda kardesler oluverdiler. Ertesi yil yani peygamberligin onikinci yilinda yine Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen Yesrib'li oniki kisi Akabe mevkiinde Resulullah (s.a.s.) ile geceleyin gizlice bulustular. Bunlardan altisi bir &ouml;nceki yil m&uuml;sl&uuml;man olan kisilerdi. Birinci Akabe Bey'ati adi verilen bu bey'atta bulunan sah&acirc;belerden Ub&acirc;de b. es-S&acirc;mit, hadiseyi s&ouml;yle anlatir:</p><p>&quot;Refahta oldugu kadar sikintida, sevin&ccedil;te oldugu kadar &uuml;z&uuml;nt&uuml;de de onu destekleyecek ve her konuda emirlerine itaat edecegimize, Resulullah'i kendi nefislerimizden aziz tutup, durum ne olursa olsun ona muhalefet etmeyecegimize, Allah yolunda hi&ccedil; bir kinayicinin kinamasindan korkmayacagimiza, Allah'a asla sirk kosmayacagimiza, hirsizlik ve zina yapmayacagimiza, &ccedil;ocuklarimizi &ouml;ld&uuml;rmeyecegimize, kendiligimizden uyduracagimiz yalan ve dolanlarla hi&ccedil; kimseye iftirada bulunmayacagimiza, hi&ccedil; bir hayirli iste Resulullah'a muhalefet etmeyecegimize dair bey'at ettik. Ayrica bizden birinin verdigi s&ouml;z&uuml;nde durmasina karsilik onun ecir ve m&uuml;k&acirc;f&acirc;tinin Allah'a ait olduguna ve ona Cennet nimetinin verilecegine; kim insanlik haliyle bunlardan birini isler de ondan dolayi d&uuml;nyada cezaya &ccedil;arptirilirsa bunun ona keff&acirc;ret olacagina; kim de yine bunlardan birini isler de isledigi o su&ccedil;u Allah a&ccedil;iga vurmazsa onun isinin Allah'a kalacagina; Allah'in dilerse onu bagislayip dilerse azaba ugratacagina dair Resulullah'in bize bildirdigi hususlara sadik kalacagimiza da s&ouml;z verdik.&quot;</p><p>Bu birinci Akabe Bey'atina katilan oniki kisiden altisi bir &ouml;nceki yil iman eden kimselerdi. Diger altisi ise Muaz b. H&acirc;ris, Zekv&acirc;n b. Kays, Ub&acirc;de b. es-S&acirc;mit, Yezid b. Sa'lebe, Abb&acirc;s b. Ub&acirc;de ve Ebu'l-Heysem M&acirc;lik b. Teyyihan idiler. Bazi kaynaklarda bir &ouml;nceki yil Resulullah ile tanisan alti kisiden biri olan C&acirc;bir b. Abdullah yerine Uveym b. Saide'nin birinci Akabe Bey'atinda bulundugu ifade edilir.</p><p>Medineliler, hacdan geri d&ouml;nerlerken, yanlarinda, Isl&acirc;m'i &ouml;gretmek &uuml;zere Resulullah tarafindan tayin edilen Mus'ab b. Umeyr'i g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ler. Kisa surede Medine-i M&uuml;nevvere'de Isl&acirc;miyet hizla yayildi. Mus'ab b. Umeyr, Ras&ucirc;lullah'i Medine'deki her hareketten haberdar ediyordu. Kisa zamanda Evs ve Hazrec kabilesinin b&uuml;t&uuml;n evleri Isl&acirc;m'in nuruyla aydinlanmaya basladi. Artik Medine, bir Isl&acirc;m devletinin dogusuna hazir h&acirc;le gelmisti. Mus'ab b. Umeyr'in gayret ve etkisiyle Yesrib'in ileri gelenlerinden Sa'd b. Muaz ve Useyd b. Hudayr m&uuml;sl&uuml;man oldular. Bu iki b&uuml;y&uuml;k reisin Isl&acirc;m'a girmesiyle Isl&acirc;m, Medine'de bir hayli kabul g&ouml;rd&uuml;. Bunun &uuml;zerine Medineliler Hz. Peygamberi sehirlerine d&acirc;vet etmeye karar verdiler.</p><p>Birinci Akabe Bey'atindan bir yil sonra Medineliler yeniden hac i&ccedil;in Mekke'ye geldiler. I&ccedil;lerinde ikisi kadin yetmi s bes m&uuml;sl&uuml;man vardi. Allah Res&ucirc;l&uuml;n&uuml;n bu defa onlarla ilgi kurmasi Isl&acirc;m'in tebliginden ibaret degildi. &Ccedil;ok &ouml;nemli kararlar arifesindeydiler. Bulusma yeri yine Akabe mevkii oldu. Bulusma gizli yapilacak ve hi&ccedil; kimseye haber sizdirilmayacakti. Gece yarisina dogru, Medineliler, gayet tedbirli hareket ederek kararlastirilan yerde toplandilar.</p><p>Ras&ucirc;l-i Ekrem Akabe'ye bu defa amcasi Abb&acirc;s ile birlikte geldi. Abb&acirc;s hen&uuml;z ya m&uuml;sl&uuml;man olmamis, yahut m&uuml;sl&uuml;manligini gizliyor, ancak yegenini himaye ediyordu. B&ouml;ylesi bir toplantida bulunmayi bir aile borcu kabul etmisti. Toplantida ilk s&ouml;z&uuml; Hz. Abb&acirc;s aldi:</p><p>- Ey Hazrecliler, Muhammed (s.a.s.)'in aramizdaki mevkii bildiginiz gibidir. Biz, onu d&uuml;smanlarindan koruduk ve koruyacagiz. Kendisi burada, ailesinin yaninda, nezdimizde izzet ve ikr&acirc;m i&ccedil;indedir. Fakat sizinle bir andlasma yapmak ve size katilmak istiyor. Ona verdiginiz s&ouml;z&uuml; tutmak, kendisine muhalefet edenlere karsi gelmek hususunda azminiz kuvvetli ve saglam ise buna bir diyecek yoktur. Fakat onu ele verecek, yaniniza geldikten sonra yalniz basina birakacaksaniz, bunu simdiden s&ouml;yleyiniz ve onu kendi haline birakiniz.</p><p>Medineli M&uuml;sl&uuml;manlarin cevabi s&ouml;yle oldu:</p><p>-Dediklerinizi dinledik. Ey Allah'in resul&uuml;, siz s&ouml;yleyin! Kendiniz adina, Allah adina istediginiz andi bizden aliniz. Biz haziriz.</p><p>Resulullah Hz. Muhammed (s.a.s.) Kur'an-i Kerim'den bazi ayetler okuduktan sonra s&ouml;yle buyurdular:</p><p>&quot;Kadinlarinizi ve &ccedil;ocuklarinizi nasil koruyorsaniz, beni de &ouml;ylece korumak &uuml;zere size elimi veriyorum&quot;</p><p>Elini ilk uzatan, Ber&acirc; b. Ma'rur oldu. O, s&ouml;yle dedi:</p><p>-Bey'at ettik ya Resulullah, seni Hak dinle g&ouml;nderen Allah'a yemin ederiz ki kendimizi, &ccedil;ocuk ve hanimlarimizi korudugumuz gibi seni de koruyacak ve savunacagiz. Biz, zaten harp i&ccedil;inde yogrulmus kimseleriz. Zirha aliskiniz. Bu, bize atalar mirasidir.</p><p>Bera'dan sonra s&ouml;z alan Ebu'l Heysem de:</p><p>- Ya Resulallah, dedi. Bizim yahudilerle bir takim baglantilarimiz vardir. Bu baglantilari kesecegiz. Biz bunu yaptiktan sonra siz de Allah'in in&acirc;yetiyle muvaffak olunca bizi birakip kendi kavminizin yanina d&ouml;ner misiniz?</p><p>Resulullah (s.a.s.) g&uuml;l&uuml;msediler ve dediler ki:</p><p>&quot;Kanim sizin kaninizdir. Siz bendensiniz, ben de sizdenim. Kiminle d&ouml;v&uuml;s&uuml;rseniz&quot; ben sizin yaninizdayim. Kiminle baris yaparsaniz, ben de onunla baris yaparim. &quot;</p><p>Resulullah (s.a.s.)'in bu s&ouml;zlerini duyan herkes, bey'at etmek &uuml;zere elini uzatiyordu. Bu sirada Abb&acirc;s b. Ub&acirc;de ortaya atilarak sunu s&ouml;yledi:</p><p>-Hazrecliler! Bu zata ni&ccedil;in bey'at ettiginizi biliyor musunuz? Ona bey'atla insanlarin kirmizisina ve siyahina, yani Arap ve Arap olmayana karsi savasa hazir olmayi kabul etmis oluyorsunuz. Bir fel&acirc;kete ugradiginiz ve ulularinizin maktul d&uuml;st&uuml;g&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;g&uuml;n&uuml;z zaman onu yalniz basina birakacaksaniz simdiden birakiniz. Bu, daha dogru olur. Yoksa d&uuml;nyada ve ahirette r&uuml;svay olursunuz. Fakat ona verdiginiz s&ouml;z&uuml; tutacak, malca fel&acirc;kete ugramayi, b&uuml;y&uuml;klerinizin &ouml;l&uuml;m&uuml;yle karsilasmayi g&ouml;ze alacaksaniz, bunu yapiniz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nya ve ahiret hayri bundadir.</p><p>Hepsi kabul ettiler ve sordular:</p><p>- Ey Allah'in Resul&uuml;, buna karsilik bize ne va'd ediyorsunuz?</p><p>Resulullah:</p><p>&quot;Cennet&quot; dedi.</p><p>Bey'at kisa zamanda tamamlandi. Hepsi de darlikta ve genislikte her hal&uuml;karda itaate, s&ouml;z&uuml;n ancak dogrusunu s&ouml;ylemeye ve Allah yolunda hi&ccedil; bir kinayicinin kinamasindan korkmamaya s&ouml;z verdiler.</p><p>Bey'attan sonra Resulullah (s.a.s.), Hazrec'den dokuz, Evs'den &uuml;&ccedil; kisi olmak &uuml;zere on iki nakip se&ccedil;tiler. Es'ad b. Zur&acirc;re de hepsinin basi ve em&icirc;ri s e&ccedil;ildi. Bunlardan her biri bir kab&icirc;lenin reisi idiler. Bunun anlami, oniki kabilenin Isl&acirc;miyeti kabul etmesiydi.</p><p>Bey'at gece karanliginda tenhada ve gizlilik i&ccedil;inde yapilmisti. Fakat bey'atin bitiminde bir &ccedil;iglik karanligin perdesini yirtti:</p><p>- Ey Kureys, Muhammed ile atalarinin dininden &ccedil;ikanlar, sizinle d&ouml;g&uuml;smek i&ccedil;in andlasma yaptilar!..</p><p>Fakat m&uuml;sl&uuml;manlarin artik kimseden &ccedil;ekindikleri yoktu. Bu sesi duyar duymaz Abbas b. Ub&acirc;de s&ouml;yle dedi:</p><p>- Ya Resulallah, seni hak ile g&ouml;nderen Allah'a yemin ederim ki istersen sabah olur olmaz kili&ccedil;larimizi kinindan siyirir &uuml;zerlerine saldiririz. Resulullah (s.a.s.) ise s&ouml;yle buyurdular:</p><p>&quot;Hayir... Bize savas izni daha verilmis degildir. Simdilik hepiniz yerlerinize d&ouml;n&uuml;n&uuml;z.&quot;</p><p>Isl&acirc;m'a teslim olup Resulullah'a tam anlamiyla bey 'at eden bu ilk m&uuml;sl&uuml;man kitle i&ccedil;in emre itaat mutlak idi. Akabe'deki bu toplanti dagildi ve herkes yerine d&ouml;nd&uuml;. Sabah olunca Kureysli m&uuml;srikler bu bey'attan haberdar olmuslardi. M&uuml;srikler bu anlasmanin mahiyetini arastirmaga basladilar. Fakat hen&uuml;z m&uuml;sl&uuml;man olmamis olan Yesribliler'in Hz. Peygamber ile anlasmalarina bir t&uuml;rl&uuml; anlam veremiyorlardi. Mekkeli m&uuml;srikler bu gizli anlasma hakkinda bir bilgi alamadan Yesrib'li m&uuml;sl&uuml;manlar sehri terk etmislerdi .</p><p>Isl&acirc;m Devleti'nin kurulmasinda &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;m noktasi olan ikinci Akabe bey'atina, Resulullah'in savas ve barista korunacagina dair prensiplerin tesbit edildigi ve kararlarin alindigi bir bey'at olmasindan dolayi, &quot;Bey'at&uuml;'l-Harb&quot; adi verilir. Ikinci Akabe bey'at'inin ger&ccedil;ekleşmesiyle İsl&acirc;m tarihinde yeni bir d&ouml;nem basliyor ve o g&uuml;n İsl&acirc;m Devleti'nin temeli atılmış oluyordu.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>21 Aug 2008 11:39:11 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008820802</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>A&#351;k&#305;n ile A&#351;&#305;klar</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008760734</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/87/60/5000000008760734.gif" align='right' border='0'> <div align="justify">Aşkın ile &acirc;şıklar<br>Yansın ya Resulallah<br>İ&ccedil;ip aşkın şarabın<br>Kansın ya Resulallah<br><br>Seni seven her kişi<br>Verir yoluna başı<br>İki cihan g&uuml;neşi<br>Sensin ya Resulallah<br><br>Seni seviyor Subhan<br>Oldun kamuya sultan<br>Canım yoluna kurban<br>Olsun ya Resulallah<br><br>Feda Yunus'un canı<br>Nur kapladı cihanı<br>&Acirc;lemlerin sultanı<br>Sensin ya Resulallah<br>&nbsp;</div><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>15 Aug 2008 14:06:11 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008760734</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>G&#226;ran&#238;k Olay&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008761336</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/87/61/5000000008761336.gif" align='right' border='0'> <p>Hz. Peygamber'in' Mekke d&ouml;neminde Habesistan'a hicret eden m&uuml;sl&uuml;manlarin Mekke'ye tekrar d&ouml;nmelerine sebep olarak g&ouml;sterilen, ama ger&ccedil;ekte Isl&acirc;m d&uuml;smanlarinin uydurduklari asilsiz bir riv&acirc;yet.</p><p>Isl&acirc;m d&uuml;smanlarinin sinsi birtakim faaliyetlerle m&uuml;sl&uuml;manlarin ak&icirc;delerini bozmak, inan&ccedil;larini sarsmak, Isl&acirc;m esaslari &uuml;zerinde birtakim s&uuml;phe ve teredd&uuml;tler meydana getirmek niyetiyle uydurduklari riv&acirc;yetlerden birisi olan Gar&acirc;n&icirc;k kissasi, Ilk d&ouml;nem Isl&acirc;m alimlerinden bir&ccedil;ogunun izledigi &quot;kendilerine ulasan t&uuml;m riv&acirc;yetleri tenkid s&uuml;zgecinden ge&ccedil;irmeksizin oldugu gibi aktarma ve meselenin tenkidini ilin&icirc; yeterlilige sahip okuyucuya birakma metodu sebebiyle, aslinda uydurma olmasina ragmen bazi Isl&acirc;m tarihi ve tefsir kaynaklarinda yeralir. S&ouml;zde Gar&acirc;n&icirc;k olayi ile ilgili &ccedil;esitli kaynaklarin anlatim tarzlari ve yazarlarin yorumlarinda bazi farkliliklar olmakla birlikte ana hatlariyla,bu uydurma olay s&ouml;yle olmus: ...Mekke'de m&uuml;sl&uuml;manlarin eziyet ve iskencelere ugradiklari, bu sebeple bir kisim m&uuml;sl&uuml;manin Habesistan'a g&ouml;&ccedil; ettigi bir d&ouml;nemde Hz. Peygamber, Mekke m&uuml;srikleri ile uzlasmanin yollarini ariyor, devamli anlasma &ccedil;areleri d&uuml;s&uuml;n&uuml;yormus. Zihni bu d&uuml;s&uuml;nce ile hep mesgul iken bir g&uuml;n K&acirc;be yaninda Necm suresini okuyormus. &quot;G&ouml;rd&uuml;n&uuml;z m&uuml; o L&acirc;t ve Uzza yi ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;(leri olan) &ouml;teki (put) Men&acirc;t'i?&quot; seklindeki 19 ve 20. ayetlerini okuduktan hemen sonra Seytan, Hz. Peygamber'e musallat olmus ve seytanin etkisiyle Hz. Peygamber, farkinda olmaksizin &quot;Bunlar y&uuml;ce kugu kuslari (veya turnalar)dir ve sef&acirc;atleri umulur&quot; c&uuml;mlelerini vahyin devami gibi s&ouml;yleyip Necm suresini okumaya devam etmis. Surenin sonuna gelince secde ayeti oldugu i&ccedil;in Hz. Peygamber ve orada bulunan m&uuml;sl&uuml;manlar secdeye kapanmislar. M&uuml;srikler de Hz. Peygamber'in okudugu bu c&uuml;mleler sebebiyle son derece sevinerek; &quot;Artik Muhammed il&acirc;hlarimizin sef&acirc;atini kabul ettigine g&ouml;re aramizda &ouml;nemli bir ayrilik kalmadi&quot; deyip hepsi secdeye kapanmislar. Son derece yasli bir veya birka&ccedil; m&uuml;srik, yere egilip secde etmek zor geldigi i&ccedil;in yerden bir avu&ccedil; toprak alarak alinlarina degdirmis ve b&ouml;ylece il&acirc;hlarina t&acirc;zimde bulunmuslar. Bu olay dolayisiyla m&uuml;srikler kIsa bir s&uuml;re m&uuml;sl&uuml;manlari kendi h&acirc;line birakmislar. Bu haber Habesistan'daki m&uuml;sl&uuml;manlara &quot;t&uuml;m Mekkelilerin Isl&acirc;m'a girdigi&quot; seklinde ulasmis ve Habes muh&acirc;cirleri orayi terkedip Mekke'ye y&ouml;nelmisler. Ancak bu olayin ardindan Cebr&acirc;il (a.s.) gelerek hatasi dolayisiyla Hz. Peygamber'i ikaz etmis, bu arada n&acirc;zil olan Hacc s&ucirc;resinin &quot;...Senden &ouml;nce g&ouml;nderdigimiz hi&ccedil;bir resul ve neb&icirc; yoktur ki birseyi arzuladigi zaman seytan onun arzusuna (vesvese) atmamis olsun. Allah, kendi ayetlerini saglamlastirir...'' me&acirc;lindeki 52. ayeti ile &ouml;nceki c&uuml;mle neshedIlmis. Hz. Peygamber, olanlardan &uuml;z&uuml;nt&uuml; ve ned&acirc;met i&ccedil;inde, yeni inen ayetleri il&acirc;n edince Mekkelilerin eziyetleri yeniden baslamis...&quot;</p><p>Temelde bu anlatim tarzini ve Gar&acirc;n&icirc;k olayinin vuk&ucirc; buldugunu kabullenen bazi yazarlar bu riv&acirc;yeti; &quot;Gar&acirc;n&icirc;k s&ouml;z&uuml;n&uuml;n ge&ccedil;tigi c&uuml;mleyi s&ouml;yleyen, Hz. Peygamber degildir; bizzat seytan, sesiyle ortaya atIlmistir&quot;, &quot;Bu c&uuml;mleyi, Hz. Peygamber Kur'an okurken g&uuml;r&uuml;lt&uuml; yapip, bagirip &ccedil;agirarak ona baskin &ccedil;ikma seklinde m&uuml;sriklerin devamli izledikleri bir politikanin geregi olarak ve son okunan ayette putlarinin adi zikredilince onlarin siddetli bir sekilde k&ouml;t&uuml;lenmesinden endise ederek kendi ak&icirc;delerine uygun bir sekilde m&uuml;sriklerden birisi s&ouml;ylemistir. Bu s&ouml;z&uuml;n s&acirc;hibi, Hz. Peygamber olmadigi gibi, seytan da degildir, ama seytanlasmis Insanlardan birisidir&quot;, &quot;Bu c&uuml;mle, m&uuml;srikler tarafindan daha &ouml;nce bilinen, tavaflari ve yeminleri sirasinda kullanilan bir c&uuml;mle idi. M&uuml;srikler &quot;Lat, Uzz&acirc; ve &ouml;teki &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;leri Men&acirc;t; bunlar y&uuml;ce kugu kuslaridir ve sef&acirc;atleri umulur' derlerdi. Hz. Peygamber'in okudugu Necm suresinin 19 ve 20. ayetlerinde bu putlarin adi ge&ccedil;ince m&uuml;sriklerden biri &ouml;nceden kullandiklari bu yemin c&uuml;mlesini araya sokusturuvermis, Ilk pl&acirc;nda bunu kimin okudugu bilinememisti...&quot; gibi &ccedil;esitli yorumlamalara tabi tutmaktadirlar.</p><p>Ancak gerek ge&ccedil;mis d&ouml;nemlerin, gerekse asrimizin tahkik ehli &acirc;limleri, bu riv&acirc;yeti &ccedil;esitli y&ouml;nleriyle inceden inceye tetkik etmisler ve bir&ccedil;ok noktadan tamamen asilsiz, uydurma bir rivayet oldugunu ortaya koymuslardir. Kur'an-i Ker&icirc;m'in, Cen&acirc;b-i Hakk'in muh&acirc;faza ve garantisi altinda oldugu, ayetlerin beser&icirc; ve seytan&icirc; tasallutlardan mahfuz bulundugu bilinen bir ger&ccedil;ektir. Bu bakimdan Hz. Peygamber Kur'an okurken seytanin tasallutuyla Kur'an ayetlerine bir seytan s&ouml;z&uuml;n&uuml; karistirmasi ya da seytanin veya bir m&uuml;srigin herhangi bir s&ouml;z&uuml;n&uuml;n ge&ccedil;ici bir s&uuml;re i&ccedil;in bile olsa farkedIlmeyip Kur'an'dan zannedIlmesi, katiyetle ihtimal dahilinde degildir. Ayrica Hz. Peygamber, m&uuml;sl&uuml;manlarin ugradigi eziyet ve iskenceler dolayisiyla ne kadar &uuml;z&uuml;nt&uuml;l&uuml; ve bu eziyetlerin kaldirIlmasi hususunda ne derece d&uuml;s&uuml;nceli olursa olsun, dilinden, yillar boyu' ugrunda m&uuml;c&acirc;dele verdigi tevhid akidesine tamamiyle zit b&ouml;yle bir c&uuml;mlenin d&ouml;k&uuml;lmesi veya baskasi tarafindan s&ouml;ylenen bir c&uuml;mleyi farkedip m&uuml;d&acirc;hale etmemesi s&ouml;zkonusu otamaz.</p><p>Gar&acirc;n&icirc;k rivayetini kitabinda Ilk nakleden m&uuml;ellif, h. III. asir baslarinda 204/819 tarihinde vefat eden Ibn&uuml;'l Kelb&icirc;'dir. Daha sonra V&acirc;kid&icirc;, Ibn Sa'd, Taber&icirc;, Zemahser&icirc; gibi bazi tarih&ccedil;iler ve m&uuml;fessirler Ibn&uuml;'l-Kelb&icirc;'den alarak bazi k&uuml;&ccedil;&uuml;k degisiklik veya il&acirc;velerle aktarmislardir. Ibn&uuml;'l-Kelb&icirc;'nin; naklettigi rivayetlerde hi&ccedil;bir hassasiyet g&ouml;stermeyen ve nakillerine g&uuml;venIlmeyen bir kisi oldugu bilinen bir ger&ccedil;ektir. &Uuml;stelik Gar&acirc;n&icirc;k kelimesinin ge&ccedil;tigi c&uuml;mle, muhtelif kaynaklarda birbirinden &ccedil;ok farkli sekillerde nakledIlmistir ki bu da rivayetin uydurma olduguna Isaret etmektedir.</p><p>Su halde Gar&acirc;n&icirc;k rivayeti, tamamiyla asilsiz olup Isl&acirc;m'in daha Ilk asirlarinda Isl&acirc;m d&uuml;smani zindiklar tarafindan uydurulmus, g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze gelinceye kadar &ccedil;esitli asirlarda Isl&acirc;m'a muhalif belli &ccedil;evrelerce bir koz olarak kullanIlmis, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de Isl&acirc;m d&uuml;smani garazk&acirc;r m&uuml;stesrikler tarafindan zaman zaman tekrar ortaya atilarak bu vesile ile Isl&acirc;m'a karsi saldirilarda bulunulmustur.</p><p>Su halde Habesistan'daki m&uuml;sl&uuml;manlarin Mekke'ye geri d&ouml;nmelerinin sebebi, s&ouml;zde Gar&acirc;n&icirc;k olayi degil; bu yillarda Hz. Hamza ve Hz. &Ouml;mer gibi g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve itibarli sahislarin Isl&acirc;m'a girmeleri dolayisiyla Mekke m&uuml;sriklerinin bir s&uuml;re &ccedil;ekinerek eziyet ve iskencelerine ara vermeleri, dolayisiyle Mekke'de ge&ccedil;ici bir s&uuml;k&ucirc;net havasinin olusmasi; Habesistan'da Nec&acirc;s&icirc; Ashame'ye karsi bir ayaklanmanin basg&ouml;stermesi ile karisikliklarin zuh&ucirc;r etmesidir.</p><p>Necm suresinin K&acirc;be yaninda Hz. Peygamber tarafindan okundugu; surenin sonunda secde ayeti bulundugu i&ccedil;in Hz. Peygamber'in ve orada bulunan ashabinin secdeye kapandiklari, buna muk&acirc;bil m&uuml;sriklerin de tamamiyla secde ettiklerine dari Imam el-Buh&acirc;r&icirc;'nin el-C&acirc;mi'u's-Sah&icirc;h'inde sahih bir riv&acirc;yet vardir (bk. Buh&acirc;r&icirc;, Tefsiru S&ucirc;rati ve'n-Necm 4). Ancak bu rivayette Gar&acirc;n&icirc;k meselesiyle ilgili hi&ccedil;bir husus yoktur; olmasi da zaten hem nakil y&ouml;n&uuml;nden, hem de akil y&ouml;n&uuml;nden m&uuml;mk&uuml;n degildir. Isl&acirc;m d&uuml;smanlari adetleri vechile yalan ve uydurmalarini Iste bu rivayet &uuml;zerine bina etmis, asli ve esasi olmayan Iftiralarla bu sahih rivayeti tamamiyla &ccedil;arpitmislardir. Hz. Peygamber ve ashabi, Necm suresinde ge&ccedil;en secde ayeti dolayisiyla secdeye varirken m&uuml;srikler de bu surenin 19 ve 20. ayetlerinde adlan anılarak k&ouml;t&uuml;lenen putları ve ak&icirc;delerine sahip &ccedil;ıktıklarını belirtmek ve putlarini tazim etmiş olmak i&ccedil;in putları adına secde etmiş olmalıdırlar.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>15 Aug 2008 13:58:28 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008761336</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Habe&#351;istan Hicreti</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008760777</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/87/60/5000000008760777.gif" align='right' border='0'> <p>M&uuml;sl&uuml;manlarin Mekke m&uuml;sriklerinin zulm&uuml;nden kurtularak Isl&acirc;m'in &ouml;ng&ouml;rd&uuml;g&uuml; bi&ccedil;imde &ouml;zg&uuml;rce yasayabilmek amaciyla Habesistan'a yaptiklari g&ouml;&ccedil;. M&uuml;sl&uuml;manlar, ilki Hz. Muhammed'in peygamberlikle g&ouml;revlendirilisinin besinci yilinda (614), ikincisi de altinca yilin (615) baslarinda olmak &uuml;zere iki defa hicret ettiler. Bu hicretler birinci Habesistan hicreti ve ikinci Habesistan hicreti olarak adlandirilir.</p><p>Kur'an'da hicret, cihaddan sonra en &ouml;nemli eylem olarak degerlendirilir. Bunun nedeni a&ccedil;iktir. Bir m&uuml;min i&ccedil;in en &ouml;nemli sey imani ve imaninin gereklerini yerine getirerek Allah'in rizasini kazanmaktir. Ger&ccedil;ek bir m&uuml;min kendi &uuml;lkesinde, yasadigi &ccedil;evrede bu amacina ulasamiyorsa, yurdunun, isinin-g&uuml;c&uuml;n&uuml;n, malinin m&uuml;lk&uuml;n&uuml;n, akraba ve dostlarinin hi&ccedil;bir anlam ve &ouml;nemi kalmaz. Bunlarla imani arasinda se&ccedil;im yapmak zorunda kalan insan, imani se&ccedil;iyorsa, ancak o zaman ger&ccedil;ek bir m&uuml;mindir. Bu nedenle Mekke'de, m&uuml;minler m&uuml;sriklerin baski ve iskenceleri y&uuml;z&uuml;nden b&ouml;yle bir se&ccedil;im yapma noktasina dogru gelince, Kur'an onlari, hicretin anlam ve &ouml;nemini bildiren ayetlerle muhtemel bir hicrete hazirlamaya basladi. Bu konudaki bir ayette, &quot;De ki: Ey iman eden kullarim, Rabbinizden korkun. Bu d&uuml;nya hayatinda g&uuml;zel davrananlara g&uuml;zellik var. Allah'in arzi genistir. Ancak, sabredenlere m&uuml;kafatlari hesapsiz &ouml;denecektir&quot; (ez-Z&uuml;mer, 39/1I) buyrularak bir hicretin gerekebilecegi ima edilir. &quot;Kendilerine zulmedildikten sonra Allah ugrunda hicret edenleri d&uuml;nyada g&uuml;zelce yerlestirecegiz; ahiret m&uuml;kafati ise daha b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r&quot; (en-Nahl,16/41), ayeti ise m&uuml;minleri hicrete a&ccedil;ik&ccedil;a tesvik eder.</p><p>Kur'an, bir yandan m&uuml;minleri hicrete hazirlarken, diger yandan da hristiyanlik ve Hz. Isa hakkinda gerekli bilgilerle donatiyordu. Habesistan hicretinin hemen &ouml;ncesinde gelen Meryem suresi, m&uuml;minleri bu konuda yeterince bilgilendirdi. Ayrica, m&uuml;minlere hristiyanlarla nasil m&uuml;cadele etmeleri gerektigi &ouml;gretildi: &quot;I&ccedil;lerinden zulmedenleri hari&ccedil;, kitap ehliyle ancak en g&uuml;zel tarzda m&uuml;cadele edin ve deyin ki; &quot;Bize indirilene de, size indirilene de inandik. Il&acirc;himiz ve il&acirc;hiniz birdir, biz de O'na teslim olanlariz&quot; (el-Ankeb&ucirc;t, 29/46). Bu hazirlama ve bilgilendirmeden sonra, m&uuml;minlerin hicreti bilfiil ger&ccedil;eklestirmeleri y&ouml;n&uuml;nde a&ccedil;ik isaretler tasiyan su ayetler geldi: &quot; Ey inanan kullarim, benim arzim genistir, bana kulluk edin. Her can &ouml;l&uuml;m&uuml; tadacaktir. Sonra bize d&ouml;nd&uuml;r&uuml;leceksiniz. Inanip iyi isler yapanlari cennette, altlarindan irmaklar akan y&uuml;ksek odalara yerlestiririz; orada ebed&icirc; olarak kalirlar. &Ccedil;alisanlarin &uuml;creti ne g&uuml;zeldir. Onlar ki sabredenler ve Rabblerine tevekk&uuml;l ederler. Nice canli var ki rizkini tasiyamaz; onlari da, sizi de Allah besler. O isitendir, bilendir&quot; (el-Ankeb&ucirc;t, 29/56-6I). Ankeb&ucirc;t suresi, &ccedil;ogu m&uuml;fessire g&ouml;re Habesistan hicretinden &ccedil;ok sonra, Medine'ye hicretten hemen &ouml;nce inmistir. Ancak merhum Mevd&ucirc;d&icirc;, yaptigi tahkikle surenin Habesistan hicretinden &ouml;nce indigi sonucuna varir. Ona g&ouml;re &ouml;nceki m&uuml;fessirleri surenin hicretle ilgili ayetleri yaniltmis, yanlis degerlendirmelerine neden olmustur. Daha &ouml;nce merhum Derveze de ayni sonuca ulasmis olmali ki, T&uuml;rk&ccedil;e'ye &quot;Kur'an'a G&ouml;re Hz. Muhammed'in Hayati&quot; adiyla &ccedil;evrilen eserinde andigimiz ayetlerin Habesistan hicretinin ger&ccedil;eklestirilmesine isaret eden bir anlam tasidiklarini belirtir (II, 233).</p><p>Andigimiz son ayetler indigi sirada artik hicret zamani gelmisti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; m&uuml;sriklerin zul&uuml;mleri, baski ve iskenceleri dayanilmaz bir hadde ulasmisti. Hz. Peygamber, m&uuml;minlerin Habesistan'a hicret etmelerini buyurdu. Rivayetler, hicret yurdu olarak Habesistan'in se&ccedil;ilmesinin nedenini, Nec&acirc;s&icirc;'nin zulme riza g&ouml;stermeyen, adil bir insan olmasina baglar. Buna il&acirc;ve olarak siki ticaret iliskileri nedeniyle taninmasinin, halkinin il&acirc;h&icirc; kaynakli bir inanca (Hristiyanlik) sahip olmasinin ve son olarak Isl&acirc;m'in orada yayilma imk&acirc;ninin bulunmasinin da se&ccedil;imi etkiledigi s&ouml;ylenebilir.</p><p>Hz. Peygamber'in tavsiyesi &uuml;zerine bir grup m&uuml;min Mekke'den ayrilarak Habesistan'a g&ouml;&ccedil;t&uuml;. N&uuml;b&uuml;vvetin besinci yilinin (614) Receb ayinda ger&ccedil;eklesen ilk bu hicrete en &ccedil;ok kabul g&ouml;ren rivayete g&ouml;re onbiri erkek, d&ouml;rd&uuml; kadin olmak &uuml;zere toplam onbes kisi katildi. Bunlar arasinda Hz. Osman b. Aff&acirc;n, Z&uuml;beyr b. Avv&acirc;m, Abdurrahman b. Avf, Osman b. Maz'un, Mus'ab b. Umeyr, Eb&ucirc; Seleme b. Abdu'l-Esed gibi &ouml;nde gelen sahab&icirc;ler de bulunuyordu. Bu ilk muh&acirc;cirler Habesistan'da son derece iyi karsilandilar. Kendi ifadeleriyle, dinlerini yasama konusunda tam bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k ve g&uuml;ven i&ccedil;indeydiler. Allah'a istedikleri gibi ibadet ediyorlar ve kimse tarafindan rahatsiz edilmiyorlardi. Ne eziyet g&ouml;r&uuml;yor, ne de k&ouml;t&uuml; laflar isitiyorlardi. Fakat iki ay sonra, m&uuml;sriklerin m&uuml;sl&uuml;man olduklari yolunda yanlis bir haber nedeniyle Habesistan'dan ayrilarak Mekke'ye d&ouml;nd&uuml;ler. Mekke yakinlarina gelince ger&ccedil;egi &ouml;grendilerse de is isten ge&ccedil;misti. &Ccedil;aresiz, herbiri bir kab&icirc;le reisinden em&acirc;n alarak Mekke'ye girdiler.</p><p>Habesistan'dan d&ouml;nen m&uuml;minlerin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;ogunlugu kendi aileleri tarafindan yeniden baski altina alindi. M&uuml;sriklerin zul&uuml;mleri de her ge&ccedil;en g&uuml;n biraz daha siddetlendi. &Ouml;te yandan ilk hicret, Habesistan'in m&uuml;minler i&ccedil;in g&uuml;venli bir yer oldugunu g&ouml;stermisti. Bu nedenle Hz. Peygamber m&uuml;minlere ikinci kez hicret izini verdi. N&uuml;b&uuml;vvetin altinci yili (615) baslarinda, Ca'fer b. Eb&icirc; T&acirc;lib'in &ouml;nderliginde ger&ccedil;eklestirilen bu ikinci hicrete 18 ya da 19'u kadin olmak &uuml;zere toplam 1I1 ya da 1I3 m&uuml;sl&uuml;man katildi. Ilk muh&acirc;cirlerin hemen t&uuml;m&uuml;, ikinci hicrette de yeraldi. Ikinci hicret, Mekke'de tam bir matem havasi estirdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Mekke'de en az bir ferdi hicrete katilmayan aile yok gibiydi. Bir ailenin oglu gitmisse digerinin damadi; birinin kardesi gitmisse, digerinin babasi ya da amcasi gitmisti.</p><p>Ikinci Habesistan hicreti m&uuml;srik liderleri b&uuml;y&uuml;k bir telasa d&uuml;s&uuml;rd&uuml;. B&ouml;ylesine b&uuml;y&uuml;k bir kitle h&acirc;linde gelen m&uuml;sl&uuml;manlar, son derece m&uuml;s&acirc;it bir &uuml;lke olan Habesistan'in Islamlasmasina neden olabilir, ya da en azindan Hz. Peygamber'e g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir m&uuml;ttefik kazandirabilirlerdi. B&ouml;yle muhtemel bir tehlikenin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;mek i&ccedil;in Kureys'in iki &uuml;nl&uuml; diplomati Amr b. El-&Acirc;s ile Abdullah b. Eb&icirc; Rab&icirc;a'yi Habesistan Nec&acirc;s&icirc;'sine el&ccedil;i olarak g&ouml;ndermeyi kararlastirdilar. Planlarina g&ouml;re el&ccedil;iler &ouml;nce Nec&acirc;si'nin yakin &ccedil;evresindekileri hediyeleriyle yanlarina &ccedil;ekecekler, daha sonra onlarin da yardimlariyla. Nec&acirc;s&icirc;'nin m&uuml;sl&uuml;manlari Mekke'ye iade etmesini saglayacaklardi. Fakat sonu&ccedil; hi&ccedil; de umduklari gibi olmadi. Ger&ccedil;i el&ccedil;iler yakin &ccedil;evresinin destegini sagladilar ama, ger&ccedil;ekten adil bir insan olan Nec&acirc;si'yi b&uuml;t&uuml;n diplomatik oyunlarina ragmen zul&uuml;mlerine ortak edemediler.</p><p>El&ccedil;iler Nec&acirc;s&icirc; ile g&ouml;r&uuml;serek muhacir m&uuml;sl&uuml;manlarin birtakim beyinsiz gen&ccedil;ler olduklarini, kendi dinlerini terkettiklerini fakat hristiyan da olmayarak yeni bir din icad ettiklerini, onlari g&ouml;zetmek amaciyla akrabalarinin iade edilmelerini istediklerini s&ouml;ylediler. Nec&acirc;s&icirc;, kendileriyle g&ouml;r&uuml;smeden bir karar veremeyecegini belirterek m&uuml;sl&uuml;manlari yanina &ccedil;agirtti; el&ccedil;ilerin taleplerini aktararak ne diyeceklerini sordu. Ca'fer b. Eb&icirc; T&acirc;lib b&ouml;yle bir talebe haklari olmadigini g&ouml;stermek amaciyla el&ccedil;ilerden; kendilerinin k&ouml;leleri, bor&ccedil;lulari ya da kisas etmek istedikleri katiller olup olmadiklarinin sorulmasini istedi. Amr'in sorulara olumsuz cevap vermesi &uuml;zerine, ne hakla iade talebinde bulunuldugunu &ouml;grenmek istedi. Amr'in daha &ouml;nceki s&ouml;zlerini tekrarlamasi ve Nec&acirc;s&icirc;'nin Isl&acirc;m hakkinda bilgi istemesi &uuml;zerine Hz. Ca'fer &uuml;nl&uuml; konusmasini yapti.</p><p>Ca'fer b. Eb&icirc; T&acirc;lib, Isl&acirc;m &ouml;ncesi durumlari ile Hz. Peygamber ve Isl&acirc;m hakkinda kisaca bilgi verdigi bu konusmasinda sunlari s&ouml;yledi: &quot;Ey H&uuml;k&uuml;mdar, biz, cahil bir kavim idik. Putlara tapardik. &Ouml;l&uuml; eti yerdik. Her k&ouml;t&uuml;l&uuml;g&uuml; islerdik. Akrabamizla ilgilenmez, ilgimizi keserdik. Komsularimiza iyi davranmaz, k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yapardik. I&ccedil;imizden g&uuml;&ccedil;l&uuml; olanlar zayif olanlari yer, ezerdi. Y&uuml;ce Allah bize kendimizden, soyunu sopunu, dogru s&ouml;zl&uuml;l&uuml;g&uuml;n&uuml;, eminligini, iffet ve nez&acirc;hetini bildigimiz bir peygamber g&ouml;nderinceye kadar biz hep bu durum ve tutumda idik. O peygamber, bizim ve babalarimizin Allah'tan baska tapina geldigimiz tastan ves&acirc;ireden yapilmis putlari birakarak Allah'in birligine inanmaya ve yalniz O'na ibadet etmeye bizi davet etti. Dogru s&ouml;ylemeyi, emaneti sahibine vermeyi, akraba ile ilgilenmeyi, komsularimizla iyi ge&ccedil;inmeyi, haramlardan, kan d&ouml;kmekten vazge&ccedil;meyi bize emretti. Bizi her t&uuml;rl&uuml; &ccedil;irkin, y&uuml;z kizartici s&ouml;z ve islerden, yalan s&ouml;ylemekten, yetim mali yemekten, iffetli kadinlara dil uzatmak ve iftira etmekten men ve nehyetti. Kendisine hi&ccedil;bir seyi es, ortak kosmaksizin yalniz Allah'a ibadet etmemizi bize emretti. Ve yine bize namazi, zek&acirc;ti, orucu de emretti. Biz ona inandik ve kendisini tasdik edip dogruladik. Onun Allah tarafindan getirdiklerine g&ouml;re kendisine tabi olduk. Hi&ccedil;bir seyi es, ortak kosmaksizin yalniz Allah'a ibadet ettik. Onun bize haram kildigi seyi haram, hel&acirc;l kildigi seyi hel&acirc;l bildik. Fakat kavmimiz &uuml;zerimize y&uuml;r&uuml;y&uuml;p bizi y&uuml;ce Allah'a ibadetten vazge&ccedil;irerek putlara taptirmak, dinimizden d&ouml;nd&uuml;rmek, &ouml;teden beri serbest&ccedil;e isleyegeldigimiz k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri tekrar isletmek i&ccedil;in t&uuml;rl&uuml; iskencelere ugrattilar. Onlar bize galebe &ccedil;alip zul&uuml;m ve tazyikleri altinda ezmeye basladiklari, dinimizle aramiza girdikleri zaman, senin &uuml;lkene &ccedil;ikmak, siginmak zorunda kaldik. Seni baskalarina tercih ettik. Senin himayene can attik. Ey H&uuml;k&uuml;mdar, bir, senin yaninda hi&ccedil;bir zulme ve haksizliga ugramayacagimizi umuyoruz&quot; (M. Asim K&ouml;ksal, Isl&acirc;m Tarih,i, Mekke D&ouml;nemi, IV. 191-192; bk. Ibn His&acirc;m, es-Sire, I, 356-362; Taber&icirc; Tarih, II, 225).</p><p>Konusmayi dikkatle dinleyen Nec&acirc;s&icirc;, yanlarinda Kur'an'dan bir b&ouml;l&uuml;m bulunup bulunmadigim sordu. Bunun &uuml;zerine Ca'fer, hicretlerinden hemen &ouml;nce nazil olan Meryem Suresinin ilk otuzbes ayetini okudu. Rivayetlere g&ouml;re, ayetleri g&ouml;zyaslari i&ccedil;inde dinleyen Nec&acirc;s&icirc;, bunlarin Hz. Musa ve Isa'nin getirdikleriyle ayni kaynaktan geldigini tasdik ederek, el&ccedil;ilere m&uuml;minleri teslim etmeyecegini bildirdi. Amr'in, m&uuml;sl&uuml;manlarin Hz. Isa hakkinda &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; s&ouml;zler kullandiklarini s&ouml;yleyerek Nec&acirc;s&icirc;'nin kararini degistirme &ccedil;abasi da Ca'fer'in, &quot;O, Allah'in kulu, resulu, ruhu ve O'nun, d&uuml;nyadan ve erden ge&ccedil;erek Allah'a baglanmis bir bakire olan Meryem'e ilka ettigi kelimesidir&quot; seklindeki cevabiyla yalnizca Nec&acirc;s&icirc;'nin bu konudaki ger&ccedil;egi kavramasina yaradi.</p><p>Habesistan muhacirleri uzun yillar hayatlarini burada huzur ve g&uuml;ven i&ccedil;inde s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ler. Bu s&uuml;re i&ccedil;inde basta Nec&acirc;s&icirc; olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok kisinin m&uuml;sl&uuml;man olmasina vesile oldular. Bunlarin bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinden &ouml;nce Mekke'ye geri d&ouml;nd&uuml;. Basta Ca'fer b. Eb&icirc; T&acirc;lib olmak &uuml;zere b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; ise Hicret'ten sonra, Hayber'in fethi (H. 7/628) sirasinda Medine'ye gelerek m&uuml;sl&uuml;manlara katildi.</p><p>HABES &Uuml;LKESINE ILK HICRETIN TARIHI VE ORAYA ILK HICRET EDENLER:</p><p>N&uuml;b&uuml;vvet'in besinci yilinda, Receb ayinda</p><p>1) Hz. Osman b. Affan, b. Ebil'As, b. &Uuml;meyye</p><p>2) Hz. Osman'in zevcesi Hz. Rukayya bint-i Resul&uuml;llah</p><p>3) Ebu&ndash; Huzeyfe b. Utbe, b. Rebia, b. Abd. Sems</p><p>4) Ebu&ndash; Huzeyfe'nin zevcesi Sehle bint-i Suheyl, b. Amr</p><p>5) Zubeyr b. Avvam, b. Huveylid, b. Esed</p><p>6) Mus'ab b. Umeyr, b. Hasim, b. Abd. Menaf, b. Abduddar</p><p>7) Abdurrahman b. Avf b. Abd. Avf, b. Abd, b. Haris, b. Z&uuml;hre</p><p>8) Ebu&ndash; Seleme b. Abdul'esed, b.. Hilal, b. Abdullah, b. &ouml;mer, b.Mahzum</p><p>9) Ebu Seleme'nin zevcesi &uuml;mm&uuml; Seleme bint-i Ebi &Uuml;meyye, b. Mugire, b. Abdullah, b. &ouml;mer, b. Mahzum</p><p>10) Osman b. Mazun, b. Habib, b. Vehb, b. Huzafe, b. Cumah</p><p>11)Amir b. Rebia'el'Anzi</p><p>12)Amir b. Rebia'nin zevcesi Leyla bint-i Ebi Hasme</p><p>13) Eb&ndash; Sebre b. Ebu R&uuml;hm, b. Abdul'uzza'l'Amiri</p><p>14) Ebu Sabre'nin zevcesi: &uuml;mm&uuml; K&uuml;lsum bint-i Suheyl b. Amr</p><p>I5) Hatip b. Amr, b. Abd sems</p><p>16) S&uuml;heyl b . Beyza</p><p>17) Abdullah b. Mes'ud</p><p>Dinlerinden d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lmekten korkup dini bir vazife olarak , Kimi, yalniz basina, kimi, zevcesiyle,birlikte, Habes &uuml;lkesine hicret etmek &uuml;zere kimi, binitli, kimisi de, yaya olarak.Mekke'den, gizlice yola &ccedil;ıktılar. Bu, İslam'da, ilk hicret idi.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>15 Aug 2008 13:54:58 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008760777</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Peygamberimizin (S.A.V) Ay Mucizesi</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008761262</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/87/61/5000000008761262.gif" align='right' border='0'> <p>Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en b&uuml;y&uuml;k mucizelerinden biri, S&acirc;kk-i Kamer adiyla bilinen &quot;Ay'in ikiye ayrilmasi&quot;'dir. ZAFER su ana kadar ele alinmaya pek cesaret edilemeyen bu mucizeyi Temmuz 1991 sayisinda incelerken, &acirc;yet ve hadislerin yanisira &ccedil;esitli teknik bilgilere, astronomik haritalara ve uydu fotograflarina yer verdi. &quot;AY MUCIZESI&quot; basligini tasiyan yazida, mucize tahakkuk ettigi sirada Efendimizin (s.a.v.) yaninda bulunanlarin isimleri, mucizenin nasil ger&ccedil;eklestigi, kimler ve hangi &uuml;lkeler tarafindan m&uuml;sahede edildigi, fakat neden herkes tarafindan g&ouml;r&uuml;lemedigi gibi hususlara temas edilmisti.</p><p align="center">***</p><p>S&ouml;z konusu yazida, bazi arkeolojik kesiflerden de bahsedildi. Mesel&acirc; Hindistan'da bulunan bir heykel &uuml;zerinde <b>&quot;Ay'in ikiye ayrildigi sene yapilmistir&quot; </b>yazisinin bulunmasi (bkz. &Ouml;.N. Bilmen, M&uuml;vezzah Ilm-i Kel&acirc;m, 3. baski, s.161) bu delillerden biriydi.</p><p><b>1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in d&uuml;nyadan g&ouml;r&uuml;nmeyen ara y&uuml;zeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde y&uuml;kselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olusmus intibaini kuvvetlendiriyordu.</b></p><p align="center"><img src='http://www.enfal.de/muciz-ay.gif' alt=''  height='275' width='301' /></p><p align="center"><i>Orbiter-4 tarafindan &ccedil;ekilen fotograf</i></p><p>Ayni yazida ilk defa ZAFER tarafindan ortaya atilan bir delil de, Modern Astronomi ile ugrasan b&uuml;t&uuml;n ilim adamlarinca fevkal&acirc;de &ouml;nemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi y&ouml;n&uuml; tartisilmayan bircok kitapta yer alan <b>311 yillik Ay haritasiydi.</b> Italyan g&ouml;k bilimcisi Cassini tarafindan &ccedil;izilen bu ay haritasinda, d&uuml;nyamizdan g&ouml;r&uuml;len ay y&uuml;zeyinin tamamini kusatan tesad&uuml;flerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir &ccedil;izginin varligi, son derece net bir sekilde m&uuml;sahede edilmekteydi. ZAFER, bu &ccedil;izginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik g&ouml;ktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm &ccedil;apinda bir &ccedil;ukur a&ccedil;iyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen d&uuml;nyamiza d&uuml;sm&uuml;s, Arizona &ccedil;&ouml;l&uuml;ne d&uuml;sen bir tanesi &ccedil;evresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir &ccedil;ukur a&ccedil;misti.</p><p>ZAFER, daha sonra &quot;Ay Mucizesi&quot;'nin d&uuml;nyadaki &ouml;rneklerine veriyor ve yaziyi s&ouml;yle devam noktaliyordu:</p><p><b>&quot;D&ouml;llenmis tek bir h&uuml;crenin par&ccedil;alanarak 60 trilyona ulasmasi ve beden &uuml;zerinde kusursuz bir sekilde birlesmesiyle v&uuml;cud bulan insanoglunun, Ay gibi suursuz bir k&uuml;tlenin par&ccedil;alanip tekrar birlesmesini ink&acirc;r etmesi, ger&ccedil;ekten g&uuml;l&uuml;n&ccedil; ve acinacak bir tablodur&quot;</b></p><p align="center">&nbsp;</p><h3 align="right">Zafer Dergisi, Sayı 200, 1993</h3> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>15 Aug 2008 13:50:50 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008761262</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Hz.Muhammed&amp;#39;in Peygamberli&#287;i ve Mekke D&#246;nemi</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008714983</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/87/14/5000000008714983.gif" align='right' border='0'> <p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <img src='http://www.enfal.de/kaabe.jpg' alt=''  height='1' width='1' /></p><p>B&ouml;ylece kendisine verilecek il&acirc;h&icirc; ris&acirc;let g&ouml;revini &uuml;stlenebilecek bir seviye ve vasata geldiği bir sırada, kırk yaşında iken yine b&ouml;yle bir uzlet aninda Hira Mağarası'nda, Cen&acirc;b-i Hakk'ın peygamberlere vahiy getirmekle g&ouml;revli melegi Cebr&acirc;il (a.s), O'na ilk vahyi, Alak S&ucirc;resi'nin ilk bes &acirc;yetini getirdi. Artik Allah'in Ras&ucirc;l&uuml;, insanlari hak din olan Isl&acirc;m'a &ccedil;agirmakla g&ouml;revli idi. O, bu g&ouml;revine ailesi halkindan ve hak davaya g&ouml;n&uuml;l verebilecek yakin arkadaslarindan, ger&ccedil;egi kabul edebilecek kabiliyetde olan, fitrati bozulmamis, d&uuml;s&uuml;nme istidadi k&ouml;relmemis kisilerden basladi. Ilk &ouml;nce O'nu sevgili esi Hz. Hatice tasdik etti. Erkeklerden Hz. Eb&ucirc;bekir, &ccedil;ocuklardan Hz. Afi, &acirc;zadli k&ouml;lelerden Zeyd b. H&acirc;rise kendisine ilk iman eden kimselerdi. Ardindan Hz. Eb&ucirc;bekir'in de araciligiyla Hz. Osman, Abdurraliman b. Avf, Z&uuml;beyr b. el-Avv&acirc;m, Talha b. Ubeydullah, Sa'd b. Eb&icirc; Vakk&acirc;s, Eb&ucirc; Ubeyde b. el-Cerrah, Sa'id b. Zeyd, Abdullah b. Mes'&ucirc;d gibi sahsiyetler m&uuml;sl&uuml;man oldular. Hz. Peygamber ilk &uuml;&ccedil; yil davetini gizli s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Yalniz bu gizlilik, Isl&acirc;m'in esaslari ve prensipleri a&ccedil;isindan degildi. Isl&acirc;m, sir perdeleri arkasinda, gizli sakli, esrarengiz ve gizemli, anlasilmaz bir takim d&uuml;s&uuml;nceler ve doktrinler ihtiva eden bir din degildi. Onun esaslari gayet a&ccedil;ik, net, anlasilir, s&acirc;de, ari duru olup akil ve mantiga da uygun idi. Ayni sekilde bu gizlilik, Isl&acirc;m'in sadece belli bir z&uuml;mreye has bir grup dini olusundan da degildi. Aksine Isl&acirc;miyet cihans&uuml;m&ucirc;l bir din olup b&uuml;t&uuml;n bir beseriyetin hidayet ve sa&acirc;detini hedeflemisti. Ancak Hz. Peygamber'in ilk &uuml;&ccedil; yil davetini gizli s&uuml;rd&uuml;rmesi, &ccedil;evredeki insanlarin Isl&acirc;m'a karsi takindiklari d&uuml;smanca tavirdan, inan&ccedil; ve ibadet h&uuml;rriyeti tanimayacak kadar insafsiz ve bagnaz oluslarindan kaynaklaniyordu. M&uuml;sl&uuml;man olanlarin mallarina ve canlarina bir zarar gelmemesi, filizlenmekte olan Isl&acirc;m dav&acirc;sina acimasiz bir balta vurulmamasi a&ccedil;isindan gizli davete gerek duyulmustu. Bu safhada Hz. Peygamber fa&acirc;liyetini genellikle davet merkezi edindigi D&acirc;ru'l-Erkam'dan y&uuml;r&uuml;tm&uuml;st&uuml;r. Burasi ilk iman edenlerden el-Erkam b. Ebi'l-Erkam'in* K&acirc;be karsisinda Saf&acirc; tepesi yama&ccedil;larindaki evi idi. Ilk m&uuml;sl&uuml;manlardan bir &ccedil;ogu Isl&acirc;m'i burada kabul etmisler, Hz. Peygamber'in egitimine burada mazhar olarak Isl&acirc;m'in essiz esaslarini ruhlarina ve hayatlarina burada naksetmislerdi. Hz. Peygamber burada Isl&acirc;m dav&acirc;sina g&ouml;n&uuml;l bağlayarak mallarini ve canlarini bu hak dav&acirc; ugrunda fed&acirc;dan &ccedil;ekinmeyen s&acirc;dik, vef&acirc;li ve ihl&acirc;sli bir kadroyu olusturmakla mesg&ucirc;ld&uuml;. O, biliyordu ki b&ouml;yle bir kadro olmaksızın İsl&acirc;m dav&acirc;sının ortaya &ccedil;ıkıp yayılması m&uuml;mk&uuml;n degildir. Bu bakimdan Hz. Peygamber'in bu devredeki icraati ashabını birbirine kenetlendirmiş ve aralarında m&uuml;kemmel bir bağlılık oluşturmuştu.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>10 Aug 2008 20:04:19 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008714983</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>  &#304;hlas ve HAYIR&amp;#39;&#305;n olmad&#305;&#287;&#305; insanlar kimlerdir</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005802535</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/58/2/5000000005802535.gif" align='right' border='0'> <h4>Şu insanlarda hayır ve ihlas yoktur: <br><br>(1) D&uuml;nyayı sever. <br>(2) Parayı sever. <br>(3) Hubb-i riyaset sahibidir, başkan olmak i&ccedil;in yanar tutuşur. <br>(4) Kindardır. <br>(5) Nefs-i emaresinin esiridir. <br>(6) Yalan &ouml;vg&uuml;lerden &ccedil;ok hoşlanır, doğru tenkit ve uyarılardan nefret eder. <br>(7) Kara servet sahibidir. <br>(8) Haram yer. <br>(9) Emanetlere hıyanet eder. <br>(10) Bencildir... <br><br>Bu saydıklarımın birisi bile kişiyi manen mahv etmeye, ayağını kaydırmaya yeter. <br><br>İsl&acirc;m&icirc; hizmet ve faaliyetler vasıflı, g&uuml;&ccedil;l&uuml;, &uuml;st&uuml;n insanlarla yapılabilir. Zayıf, g&uuml;&ccedil;s&uuml;z, aşağı kişilerle hizmet değil, hezimet &uuml;retilir. <br><br>Bin tekir kedi, bir Bengal kaplanına denk olmaz. <br><br>Evladını kaybetmiş bir annenin samim&icirc; g&ouml;zyaşları ile, parayla tutulmuş ağlayıcı karının g&ouml;zyaşları ve feryatları bir midir? <br><br>Şu m&uuml;nafığa bakınız, g&uuml;nde ka&ccedil; kere &quot;Ben ihlaslıyım...&quot; diyor. İhlaslı kişi &quot;Ben ihlaslıyım...&quot; demez. Bu s&ouml;z ihlasa m&uuml;nafidir. <br><br>Din hizmeti ile din bezirg&acirc;nlığı bir koltuğa sığmaz. <br><br>Şeytandan alınan fetvalarla hizmet yapılmaz. <br><br>&quot;Bozuk d&uuml;zenlerde bozuk işler yapılabilir...&quot; Ketebehu; Eş-Şeytan... <br><br>B&ouml;yle bir fetva ve ruhsat, &quot;Sana nasıl emr olunduysa &ouml;yle dosdoğru ol&quot; ayetine uyar mı? <br><br>Biz ne bi&ccedil;im M&uuml;sl&uuml;manlarız?.. Ezan okunur camiye gitmeyiz... Komşumuz a&ccedil;ken biz tok geceleriz... Gıybet ederek g&uuml;nde okkalarca &ouml;l&uuml; M&uuml;sl&uuml;man eti yeriz... M&uuml;'min kardeşlerimize d&uuml;şmanlık ederiz... D&uuml;nyayı yalancı bir cennet yapmak i&ccedil;in &ccedil;abalayıp duruyoruz... L&uuml;kse, israfa, g&ouml;sterişe meftunuz... B&uuml;t&uuml;n m&uuml;nafıklık alametleri bizde zahir... Sonra da kendimizi iyi M&uuml;sl&uuml;man sanıyoruz. Zehi gaflet! <br><br>Aaa herife bakın!.. İki bin dolarlık l&uuml;ks cep telefonu ile nasıl da konuşuyor arada bir gevrek gevrek g&uuml;lerek... <br><br>L&uuml;ks, pahalı, g&ouml;sterişli otomobiline Nemrud gibi kurulmuş. Behey n&acirc;bek&acirc;r bu dabbe ile Sırat K&ouml;pr&uuml;s&uuml;nden nasıl ge&ccedil;eceksin? <br><br>Parası var ya yiyor yiyor yiyor. Tıksırıncaya kadar tıknııyor. A&ccedil; M&uuml;sl&uuml;manlar ne olacak? Vah vah... Be musibet, vah vahlarına biraz madd&icirc; yardım katsana!... <br><br>Ben ben ben... Başına sen kadar taş d&uuml;şs&uuml;n!.. Ben'i bırakıp da ne zaman biz diyeceksin? <br><br>Kendisini uyaran M&uuml;sl&uuml;manlara sert, dinsiz kafirlere merhametli ve yumuşak. <br><br>İbnu'z-zaman, her renge b&uuml;r&uuml;n&uuml;r, alaca bulaca... Ne olacak m&uuml;nafık... <br><br>Peygamber (Aleyhissalat&uuml; vesselam) m&uuml;nafığı nasıl tarif etmiş: &quot;S&ouml;ylerse yalan s&ouml;yler, vaad ederse, vaadini yerine getirmez, emanete hıyanet eder.&quot; <br><br>B&ouml;yle heriflerden biri benim i&ccedil;in &quot;O &ccedil;ok k&ouml;t&uuml;d&uuml;r&quot; demiş. Eyvallah... S&uuml;leyman Daran&icirc; hazretleri &quot;B&uuml;t&uuml;n cihan halkı beni k&ouml;t&uuml;lemekte birlikte olsalar, benim kendimi k&ouml;t&uuml;lediğim kadar k&ouml;t&uuml;leyemezler.&quot; Fazla s&ouml;ze hacet yok. <br><br>Peki sen nesin? İyi imisin, k&ouml;t&uuml; m&uuml;? <br><br>Kendisine iyi diyen kişi, zaten iyi değildir. <br><br>H&uuml;ner k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bilmekte. <br><br>Hesap hesap hesap&hellip; <br><br>D&uuml;nyada kendi muhasebesini yapmak. <br><br>Haramın azabı, helalin hesabı var. <br><br>Resul ne buyurmuş? Bir zerre haram yememiş ve edinmemiş ashabın zenginleri, fakirlerinden d&ouml;rt yıl sonra Cennete girecek... <br><br>Sa&ccedil;ı bitmedik yetimlerin hakkı sorulmaz mı sanıyorlar? <br><br>Beyt&uuml;lmal-i m&uuml;slimini zimmetlerine ge&ccedil;irenlerin geleceği &ccedil;ok karanlık. <br><br>Helal ekmek, peynir, &ccedil;ay; haram kuzu dolmasından bin kat daha hayırlıdır. <br><br>D&uuml;nya tuzak, oyuncak, fani; ona aldanan m&uuml;flis. <br><br>Gizli hesapları bırakın... Her kişinin yanında iki yazıcı melek var. Biri iyiliklerini, &ouml;teki k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerini yazıyor deftere. B&uuml;y&uuml;k Hesap G&uuml;n&uuml; defterler ortaya &ccedil;ıkacak. <br><br>İhalelere fesat karıştırmalar... R&uuml;şvetler, komisyonlar... Alavere dalavereler... Haram ve kara b&uuml;y&uuml;k servetler... Yandaşlara &ccedil;ekilen peşkeşler... O bizdendir kıyakları... Firavunun g&ouml;rmediği l&uuml;ks hayat... Debdebeler, tantanalar, şaşaalar, şatafatlar, gulguleler... Sarhoş gibiler. <br><br>Kaza okları kader yaylarına konulmuş... Yaylar gerilmiş... Emir gelince yaylar boşalır, oklar hedefe doğru yıldırım gibi yol alır. Kaza-yı m&uuml;bremi kimse durduramaz. Onu tedbir ile tağyir m&uuml;mk&uuml;n olamaz. <br><br>Her doğan &ouml;lmek i&ccedil;in doğar, her bina yıkılıp harap olmak i&ccedil;in dikilir... D&uuml;nya serveti, bir varmış, bir yokmuş... Altın ve g&uuml;m&uuml;ş, dolar ve euro i&ccedil;in bu kadar didindi, hayli topladı ve b&uuml;y&uuml;k sefere &ccedil;ıkarken onlardan bir zerre bile alamadı yanına. <br><br>İnsan cehennemdeki odununu d&uuml;nyadan g&ouml;t&uuml;r&uuml;rm&uuml;ş. <br><br>Hafif&uuml;'l-haz olanlara ne mutlu. <br><br>Namuslulara ne mutlu. <br><br>İhtiyacı kadarıyla yetinenlere ne mutlu. <br><br>&Ouml;telerden haberler gelmiş... M&uuml;jdeler, uyarılar, teselliler gelmiş... Talimat gelmiş... &Ouml;ğretiler gelmiş... Helali haramı, iyiyi k&ouml;t&uuml;y&uuml; a&ccedil;ık&ccedil;a bildiren h&uuml;k&uuml;mler gelmiş... Kitab gelmiş. Peygamber ve S&uuml;nneti gelmiş... Salih seleflerden nasihatler gelmiş... Ne mutlu bunları dinleyip &ouml;ğrenenlere, mucibince amel edenlere. <br><br>İnsan bir yol ayrımında. Bir tarafta cennet, &ouml;tekisinde cehennem yazılı. Se&ccedil;im bize ait. <br><br>Cenneti isteyen paraya tapmaz, haram yemez, azmaz, kudurmaz, doğru yoldan şaşmaz. <br><br>B&uuml;y&uuml;k Hesap G&uuml;n&uuml;n&uuml; kimse unutmasın. <br><br>G&uuml;nahlarımıza ağlayalım... <br><br><br><br>&nbsp;</h4><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>18 Dec 2007 18:57:17 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005802535</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>KEND&#304;N&#304;Z&#304; KURTARIN</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005773451</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/57/73/5000000005773451.gif" align='right' border='0'> <p><span><font size="3" color="#330000"><i>Namaz kılıyor musun? L&uuml;tfen burada yazdıklarımı sonuna kadar okuyun ve biraz d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n... Neden namaz kılmıyorsun??? namaz kılmamak i&ccedil;in bir sebebin mi var yoksa? ne olabilir ki namazdan &ouml;nemli olan sebep??? dur ben tahmin edeyim: namaz kılacak vaktin yok değil mi? ama onların da yoktu... <img src='http://img206.imageshack.us/img206/2647/anakkalepi8za9oy8.jpg' alt=''  /> ya bedir savaşına ne demeli: savaş hi&ccedil; durulmuyordu aksine gittik&ccedil;e kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi vakti &ccedil;ıkmak &uuml;zereydi, ama kılacak zamanda yoktu karşında en az on katın d&uuml;şma vardı. kenara &ccedil;ekilipte namaza duramazdın, yada namazı kılmıyacaksın di mi ben ce en kolayı bu... ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusun ikiye ayırdı yarısı geriye &ccedil;ekildi diğer yarısıdaha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı, ve geriye &ccedil;ekilenler Peygamberimizin imamlığında namazı kıldılar, bitince de digerleri ile yerdeğiştirip onlar savaşmaya başladı diğerleri geri &ccedil;ekilip yine Peygamberimizin imamlığında namazı eda ettiler... sence onların zamanı varmıydı? ya da bunların... <img src='http://img206.imageshack.us/img206/5994/foto01ry2ps9pz7.jpg' alt=''  /> <img src='http://img206.imageshack.us/img206/5077/namazrazmzndeganwg4hj5pi9.jpg' alt=''  /> ama o zaman bu yoktu değil mi? <img src='http://img206.imageshack.us/img206/6505/tvtq9tr3mw7.jpg' alt=''  /> yada bu ... <img src='http://img206.imageshack.us/img206/1118/pcgd6dk1tc9.jpg' alt=''  /> <img src='http://img206.imageshack.us/img206/4184/huuml6li7ih4.jpg' alt=''  /> eee tek sebebin bu mu yani? başkaları da yok mu? hem vakit bulsan bile nerde kılacaksın ki namazı yer yok ki evde değilsin zaten başka yerde yok değil mi? sence onların yeri var mı? <img src='http://img208.imageshack.us/img208/16/yer3bn4lz4nc9.jpg' alt=''  /> <img src='http://img208.imageshack.us/img208/5671/yer1yz6jk3ma9.jpg' alt=''  /> buda tutmadı başka yokmu bahanen? yada yolculuk yapıyosundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın... peki onların var mı? <img src='http://img208.imageshack.us/img208/1683/yolcuvi9du4cp0.jpg' alt=''  /> <img src='http://img120.imageshack.us/img120/310/image002gq4ed1fh1.jpg' alt=''  /> buda olmadı galiba? yada &ccedil;ok yoğunsundur, &ccedil;ok işin vardır hi&ccedil; ayıracak vaktin yoktur değil mi? onların da işi &ccedil;ok ama bi on dakika ayırabiliyorlar. <img src='http://img120.imageshack.us/img120/2677/49035018cz9of0aj1.jpg' alt=''  /> ama senin bir dakikan bile yok değil mi? bir d&uuml;ş&uuml;n bakalım bu kadar vakti ne i&ccedil;in harcıyosun, d&uuml;nyalık i&ccedil;in değil mi? iyi para kazanıyım, rahat yaşıyım, param pulum olsun hepsi bunun i&ccedil;in mi? bir daha d&uuml;ş&uuml;n sen &ouml;nce kim g&ouml;t&uuml;rm&uuml;ş bir bez par&ccedil;asından başka bir şey, orada rahat etmek i&ccedil;in kim biriktirebilmiş veya g&ouml;t&uuml;rebilmiş kazandıklarını? oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun? yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi? belki şunu dersin: &quot;bu kadar &ccedil;abuk beklemiyordum &ouml;l&uuml;m&uuml; yoksa kılacaktım ileride namazımı kaza namazıda kılacaktım&quot;...ama senin yaşın gen&ccedil; daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak, ya yaşlanmazsan... ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa... <img src='http://img120.imageshack.us/img120/6462/namaz2ne0yg7cm5.jpg' alt=''  /> bunlar kadar gen&ccedil;misin sen,ama bak onlar kılıyor neden? <img src='http://img120.imageshack.us/img120/4910/genel9ku9ad7.jpg' alt=''  /> namaza yetişmek i&ccedil;in koşan bir &ccedil;ocuğa Hz.&Ouml;mer &quot;sen daha &ccedil;ocuksun bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha k&uuml;&ccedil;&uuml;ks&uuml;n namaz sana farz değil&quot;demişti, ve &ccedil;ocuk demişti ki:&quot;Amca, amca! Bu işin b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml; olur mu? Daha d&uuml;n mahallemizde bir &ccedil;ocuk &ouml;ld&uuml;. &Uuml;stelik benden de k&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml;. &Ouml;l&uuml;m denen ger&ccedil;eğin b&uuml;y&uuml;k k&uuml;&ccedil;&uuml;k ayırdığı yok. En iyisi her yaşta buna hazır olmalı. Hem bu yaşta Namaza alışmazsam, b&uuml;y&uuml;y&uuml;nce kılmak zor gelebilir.&quot; sen hala gencim de...? aaa olmadı hastasın değil mi onun i&ccedil;in kılamıyorsun, &ouml;z&uuml;r dilerim... ama iyileşmen i&ccedil;in namaz kılman gerektiğini biliyor musun? &ouml;yle dememiş mi Peygamberimiz&quot;namazda şifa var&quot; kalk bir kıl bakalım namazın hastalığın kalıyor mu o zaman??? bak oda hasta &uuml;stelik ka&ccedil; yaşına gelmiş...(Hİ&Ccedil; UNUTMAM DEDEM &Ouml;L&Uuml;M D&Ouml;ŞEGİNDE DAHİ KILIYORDU) <img src='http://img120.imageshack.us/img120/9194/namazxp7fk9vx8.jpg' alt=''  /> <img src='http://img120.imageshack.us/img120/8510/namazju5tm5pz2.jpg' alt=''  /> ama ayakta duramıyosun değil mi? oturarak kıl, oturamıyosunda(yatalaksın) kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen fel&ccedil; mi ge&ccedil;irdin (şimdi yıttın galiba) zannetme ki yırttın o zaman da g&ouml;zlerin kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerinde vardır...değil mi? yaaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın &ouml;nemli olan kalp değil mi? senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki? O G&uuml;zeller G&uuml;zelinin kalbi kapkara mıydı, pislik i&ccedil;inde miydi de, ayakalarının altı şişinceye kadar namaz kılardı? eee g&ouml;rd&uuml;n m&uuml; kalbin Efrendimizin kalbinden de mi temiz acaba??? değil, değil mi? bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak bir şeyler? tamam hepsini kılamıyorsun bari bir iki vakiti kıl olmaz mı? oda mı yok? bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunlarıda ben tahmin ediyim... sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın k&ouml;r&uuml;nde kim kalkacak ki uykunu mahvedeceksin değil mi? ya b&ouml;yle bir ilan g&ouml;rsen ne yapardın acaba? <img src='http://img120.imageshack.us/img120/5632/ilan16yyzb0up6jf9.png' alt=''  /> ama gitmezdin değil mi değmez onun i&ccedil;in felan uykunu bozmana, sen mi gitmeyeceksin yalan bari s&ouml;yleme ilk sen olmak i&ccedil;in geceyi orda ge&ccedil;irirdin... olmadı, gelelim &ouml;ğleye, off &ouml;ğle vakti o kadar telaşede namaza vakit mi ayırcaksınbir s&uuml;r&uuml; işin g&uuml;c&uuml;n var yetişemiyorsun zaten, bir de namaz hi&ccedil; olmaz bu kadar işin arasında namaz mı olur? <img src='http://img120.imageshack.us/img120/2387/danisresimnx2lm1bq3.jpg' alt=''  /> ama yemeğini yemeden &ouml;ğleyi ge&ccedil;irmiyorsun belkide zevkini &ccedil;ıkara &ccedil;ıkara 1 saatte yiyosun yemeği değil mi, yemek daha &ouml;nemli değil mi??? ya ikindin ne olacak?? dur şimdi zaten yoruldun b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n işler hala bitmedi bu yorgunlukla namazını felan kılamazsın, ama dedim ya az &ouml;nce bir daha diyeyim ne demiş Peygamberimiz&quot;hasta mısın, yorgun musun, &ccedil;aresiz misin,... o zaman namaz kılda ge&ccedil;sin bunların hepsi... ya akşam namazı??? oooo sende yaaa daha eve gidilecek, yemek yenilecek, zaten akşam vaktide kısa yetişemiyorsun değil mi? evine 10 dakika sonra girsen ne olacak ka&ccedil;mıyor ya ev, ama vakit gidiyor bir daha bulabilecekmisin o vakti??? yatsı namazını hi&ccedil; sormuyum değil mi? o saatte namaz mı kılınır insanın uykusu geliyor uykulu uykulu namaz kılınmaz ki... ama nedense başka zamanlar uykun gelmiyor, mesela bunlara bakarken hi&ccedil; uykun gelmiyor değil mi? <img src='http://img120.imageshack.us/img120/8134/kurtxr3lv2vy7.jpg' alt=''  /> <img src='http://img120.imageshack.us/img120/683/binbirfb0te5tf3.jpg' alt=''  /> eee bunlarda olmadı vakitlerin birinden bile sıyıramadın yakayı,var mı başka bahanen benim aklıma bu kadarı geliyor, seninde aklına gelmiyor değil mi? kalmadı &ccedil;&uuml;nk&uuml; başka bahane... aslında var ben sana s&ouml;yleyim mi &uuml;stelik bu sefer kesin kurtulursun namaz kılmaktan(zaten kılmıyosunda) &uuml;stelik bir tane değil, ne mi dur s&ouml;yleyim: 1 : &Ouml;L&Uuml; İSEN 2: DELİ İSEN 3: &Ccedil;OCUK İSEN 4: HAYVAN İSEN 5: KAFİR İSEN ne dersin sıyırdın bu sefer ha? ama yok, nasıl olur sen &ouml;l&uuml; veya deli değilsin, &uuml;stelik kocaman adamsın ve insansın, Allah korusun kafirde değilsin eee demek ki neymiş namazdan kurtulamazsın................ sana sesleniyorum ey insan boşver sen nefsini o zaten hi&ccedil; namaz kılmak istemez ki sen dinleme onu bak yukarda birden sıraladı bahaneleri sonu&ccedil; ne peki? koskoca bir hi&ccedil;. yani gel namazını kıl uyma sen ona yoksa sende mi uyduracaksın bahane ama kalmadı ki bahane, niye mi namaz kılacaksın? dur onuda s&ouml;yleyim: sen m&uuml;sl&uuml;mansın degil mi?(elhamd&uuml;lillah) eee kanıtın ne nasıl ispatlarsın bana m&uuml;sl&uuml;man oldugunu, tabi ki namaz kılarak islam demek namaz demektir namaz dinin direğidir onun i&ccedil;in... bir de g&ouml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;evirde bak etrafına <img src='http://img120.imageshack.us/img120/4734/manzara2ly8wg8ov3.jpg' alt=''  /> bu g&uuml;zellikleri Yaratan &ouml;v&uuml;lmez mi, ona sana verdiği binlerce nimet i&ccedil;in ş&uuml;kredilmez mi, tabi ki ş&uuml;kredilir bu da en g&uuml;zel şekli olan namazla olur, hem sen namaz kılmakla Allah &rsquo;ı y&uuml;celtemezsin O zaten Y&uuml;celer Y&uuml;cesi , sen ancak Rabbimin katında kendini y&uuml;celtirsin... tamam sen boşver hepsini sen bunlara da mı acımıyorsun... <img src='http://img208.imageshack.us/img208/6656/cecen772av4wp6me3.jpg' alt=''  /> Y&uuml;ce Allah buyurmuyor mu: &quot;namazdan sonra edilen dua reddolunmaz&quot; diye, haydi onlar i&ccedil;in başka bir yapmıyorsun(yapamıyorsun) madem en azından dua et... hem bak doğada herşey ona secde ediyor sen daha ne duruyorsun... <img src='http://img208.imageshack.us/img208/8656/image144ok6he2ml8er6.jpg' alt=''  /> <img src='http://img208.imageshack.us/img208/8021/untitledzl6ag0aa1fn8.png' alt=''  /> şimdi gel ne dersin artık başlayalım mı namaza? haydi mevlanaca namaz kılmaya var mısın?? onun gibi secde ede ede seccadeyi lime lime etmeye var mısın? veysel karani gibi geceleri g&uuml;nd&uuml;zleri namazla ge&ccedil;irmeye var mısın? &ouml;yle g&uuml;zel bir namaz kılarmış ki m&uuml;barek bir geceyi sadece kıyamda, bir gece sadece ruk&uuml;da, bir gece sadece secdede ge&ccedil;irirmiş... Hz. Ali gibi, savaşta yediği okun acısından &ccedil;ıkaramıyorlar, ancak Hz. Ali namaza durunca &ccedil;ıkarıyorlar hem de kılı bile kıpırdamıyor, soranlara da &quot;biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz&quot; demiş, var mısın b&ouml;yle namaz kılmaya?, Hz.Rabia gibi, g&ouml;zlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da ağlamaya var mısın? ve O G&Uuml;ZELLER G&Uuml;ZELİ, namazı en g&uuml;zel kılan O kimse onun gibi Kılamazdı, varmısın onun &uuml;mmeti olarak namaz kılmaya? biliyorum sen onlar gibi namaz kılamazsın, onlar gibi olsan zaten bahane uydurmaz, namaz kılmak i&ccedil;in kendine yollar arardın bu zamanda...nasıl mı namaz kılacaksın? &ouml;yle bir namaz kılacaksın ki ezanı okuyan Bilal-i Habeşi olacak, namaz kıldığın yer Mescid-i Haram(KABE) olacak ve imamın Hz. Muhammet Mustafa olacak ve Hz. ebubekir, Hz. &Ouml;mer, Hz.Osman, Hz.Ali ve sahabeyle birlikte namaza duracaksın.... &ouml;yle bir namaz kılacaksın ki, sırat k&ouml;pr&uuml;s&uuml;n&uuml;n &uuml;zerinde olacaksın aşağısı cehennem ve karşında Y&Uuml;CELER Y&uuml;CESİ Allah TEALA ve meleklerle saf tutarak... &ouml;yle bir namaz kılacaksın ki mevlana&rsquo;ca: <img src='http://img208.imageshack.us/img208/5264/solmenumevlanaix8uk0po5.jpg' alt=''  /> Namaza tekbirle girmek,&quot;İlahi,biz Senin huzurunda kurban olduk !&quot; demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi ğibi, tekbirle namaza başlamak da, &quot;Allah &rsquo;ım canımız Sana feda olsun!&quot; anlamındadır. Namazda kıyama durmak, Allah &rsquo;ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kullundan ve işledği g&uuml;nahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, r&uuml;kuya eğilir. Başı r&uuml;kuda iken&quot;Hakk&rsquo;ın suallerine cevap ver&quot; diye İlahi ferman gelir. Kul, r&uuml;kudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, y&uuml;z&uuml;st&uuml; secdeye kapanır. Tekrar ona,&quot;Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver&quot; diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar y&uuml;z &uuml;st&uuml; kapanır. <img src='http://img208.imageshack.us/img208/4213/makkahjb3nv8yv7.jpg' alt=''  /> Aslında sen namazı Kabe de kılıyorsun biliyor musun? evet sen o safın i&ccedil;indesin aslında, ilk saf Kabe&rsquo;nin etrafını &ccedil;eviren ilk halkadır ve sende gittik&ccedil;e b&uuml;y&uuml;yen bu halkanın i&ccedil;indesin bu safın i&ccedil;indesin sen namazı orda kılıyorsun sadece biraz arka saflardasın o kadar, inşAllah &ouml;n saflarda da kılmak nasip olur... var mısın b&ouml;yle namaz kılmaya? hadi ey kalbim durma artık t&ouml;vbe et ve Yaradanına en g&uuml;zel hamdını sun, temizle kalbini pislikten, d&uuml;nyalıktan ve kula yakışır bir şeklide MEVLA&rsquo;ya yaklaş... hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur ve sizi k&ouml;t&uuml;ye g&ouml;t&uuml;r&uuml;r, siz ondan g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n&uuml;z, siz ona h&uuml;kmedersiniz hadi kırın onun g&uuml;c&uuml;n&uuml; biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman bak Bilal-i Habeşi ezanı okumaya başladı haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı... KURTARIN KENDİNİZI...</i></font><br></span></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>16 Dec 2007 16:03:02 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005773451</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Mira&#231;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008690998</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/86/90/5000000008690998.gif" align='right' border='0'> <p>Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (S.A.V)' in göge yükselerek Allah'in huzuruna kabul edilmesi olayi. Mirac olayi hicretten bir yil ya da onyedi ay önce Receb ayinin yirmi yedinci gecesi gerçeklesir. Olayin iki asamasi vardir. Birinci asamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'in andigi bu asama, gece yürüyüsü anlaminda isra adini alir. Ikinci asamayi ise Hz. Peygamber (S.A.V)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselisi olusturur. Mirac olarak anilan bu yükselme olayi Kur'an'da anilmaz, ama çok sayidaki hadis ayrintili biçimde anlatilir.</p><p>Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (S.A.V), Kâbe'de Hatim'de ya da amcasinin kizi Ümmühani binti Ebi Talib'in evinde yatarken Cebrail gelip gögsünü yardi, kalbini Zemzem ile yikadiktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adli binege bindirilerek Beytü'l-Makdis'e getirildi. Burada Hz. Ibrahim, Hz. Musa, Hz. Isa ve diger bazi peygamberler tarafindan karsilandi. Hz. Peygamber (S.A.V) imam olarak diger peygamberlere namaz kildirdi.</p><p>Hz. Peygamber (S.A.V), Beytü'l-Makdis'te kurulan bir Mirac'la ve yaninda Cebrail oldugu halde göge yükselmeye basladi. Gögün birinci katinda Hz. Adem, ikinci katinda Hz. Isa ve Yahya, üçüncü katinda Hz. Yusuf, dördüncü katinda Hz. Idris, besinci katinda Hz. Harun, altinci katinda Hz. Musa ve yedinci katinda Hz. Ibrahim ile görüstü. Cebrail ile birlikte yükselis Sidretü'l-Münteha'ya kadar sürdü. Cebrail, "Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarim" diyerek Sidretü'l Münteha'da kaldi. Hz. Peygamber (S.A.V) buradan itibaren Refref adli baska bir binekle yükselisini sürdürdü. Bu yükselis sirasinda Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabini müsahede etti. Sonunda Allah'in huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah'a sirk kosmayanlarin Cennet'e girecegi müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve bes vakit namaz fari kilindi. Yeniden Refref ile Sidretü'l-Münteha'ya, oradan Burak'la Kudüs'e, oradan da Mekke'ye döndürüldü.</p><p>Hz. Peygamber (S.A.V) ertesi günü Mirac olayini anlatti. Olayi duyan müsrikler yogun bir kampanya baslatarak Hz. Peygamber (S.A.V)'i suçlamaya, alaya almaya basladilar. Bu kampanya bazi müslümanlari da etkileyerek süpheye düsürdü. Olayin gerçek olup olmadigini arastirmak isteyenler Beytü'l-Makdis'e ve Mekke'ye gelmekte olan bir kervana iliskin sorular sorarak Hz. Peygamber (S.A.V)'i sinadilar. Hz. Peygamber (S.A.V)'in verdigi bilgilerin dogrulugu müslümanlari süpheden kurtardiysa da müsriklerin inatlarini kirmaya yetmedi. Mirac olayi inatlarini ve düsmanliklarini artirarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karsisindaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (S.A.V)'ce "Sıddîk" lakabiyla onurlandirildi. Hz. Ebu Bekir olayi kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyecegini soran müsriklere "O söylüyorsa süphesiz dogrudur" cevabini vermisti.</p><p>Ahad hadislere dayansa da Miraç olayının gerçekliğinde tüm Müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayin gerçeklesme biçimi İslam bilginleri arasında görüs ayriliklarina neden olmustur. Buna göre Ibn Abbas'in da içinde bulundugu bazi bilginlere göre Mirac olayi uykuda gerçeklesmistir. Bilginlerin büyük çogunluguna göre ise uyku durumunda ve rüyada degil, uyanik iken gerçeklesmistir. Fakat bu görüsü savunanlar da Mirac'in yalniz ruhla mi, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi oldugu konusunda ikiye ayrilmislardir. Sonraki Kelamcilarin büyük çogunluguna göre mirac olayi uyanikken hem ruh, hem de bedenle gerçeklesmistir. Içlerinde Hz. Aise'nin de bulundugu bazi bilginlerle mutasavviflarin büyük çogunluguna göre ise uyanik durumda iken ama yalniz ruhla gerçeklesmistir.</p><p>Mirac olayinin gerçeklestigi gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayilmis ve bu gecenin ibadetle ihyasi geleneklesmistir. Osmanlilar döneminde, camiler kandillerle donatildigi için Mirac kandili olarak anilan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayini anlatan ve Miraciye adi verilen siirlerin okunmasi, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.</p><p>MİRAÇ GECESİNDE PEYGAMBERİMİZE VERİLEN HEDİYELER</p><p>Mirac günü peygamber efendimiz (S.A.V) hediye olarak üç sey verilmisti: Bunlar; Beş Vakit Namaz, Bakara Suresinin Son Ayetleri, Ve Şirk Koşmamak şartı ile ''LA İLAHE İLLALLAH ''diyen her Müslümanin cennete girebilecegi müjdesi. </p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>8 Aug 2008 11:45:34 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008690998</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>H&#252;z&#252;n Y&#305;l&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008689136</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/86/89/5000000008689136.gif" align='right' border='0'> <p>Mekke döneminin en sikintili aninda Hz. Hatice ile Ebu Talib'in vefat ettikleri yil.</p><p>Peygamberligin onuncu yilinda Müslümanlar iktisâdî ablukadan yeni çikmislardi. Ebû Tâlib agir hasta yatiyordu. Ebû Talib Peygamberimizi bir amca olarak düsmanlarina karsi korumus ve Abdülmuttalib'in nüfuzunu kullanarak müsriklere ezdirmemeye çalismisti. Hatta Ebu Talib mahallesindeki müsriklerin kusatma sirasinda bile gece gündüz demeden Peygamberimizin kaldigi yerlerde nöbet tutturuyordu. Ancak müslüman olmamisti. Peygamberimiz ise kendisine çok iyiligi geçen amcasinin müslüman olmasini arzu ediyor, böylece ona sefâat etmeyi umuyordu. Bunu saglamak için hastaligi agirlasan ve ölüm Isaretleri, yüzünde belirmis olan Ebû Talib'in yanina girdi:</p><p>"Ey amcacigim: Ölümünden önce sehadet kelimesi getir ki, yarin mahserde Cenab-i Hakk'in yaninda senin müslümanligina taniklik yapayim" dedi.</p><p>Fakat Ebu Talib câhiliye âdetlerinin etkisi ve câhiliye kompleksi içinde davranmaktan kendini kurtaramadi. "Ben Abdü'l-Muttalib'in dini üzere ölüyorum. Kureys'in "ölümden korktu çekindi de yegeninin dinini kabul ediverdi demeyeceklerini bilsem, senin dinine inanirdim yegenim" gibi laflar söyledi. Hadis âlimleri, onun iman etmeden gittigini ve Peygamberimizin buna çok üzüldügünü kaydederler. Ancak Ibn Ishâk gibi tarihçiler onun ölürken o zaman henüz müsrik olan Abbas b. Abdü'l-Muttalib tarafindan sehadet kelimesini söyl ediginin isitildigini naklederler. Su kadar var ki, Islâm âlimleri hadisçilerin görüsünü tercih etmekle beraber yine de meseleyi Allah'in Ilmine havale etmislerdir.</p><p>Ebû Tâlib'in ölümünden üç gün sonra da Hz. Hatice, ruhunu teslim etmisti. Hz. Hatice annemiz, sevgili Peygamberimizin vefakâr hayat arkadasi idi. O, dünyada Peygamberimize Ilk iman eden kisi olmak bahtiyarligina kavusmus, en sIkintili zamanlarinda Rasûlüllah'i teselli etmis, desteklemisti. Peygamberimiz aci, tatli basina gelen bütün islerde onu hemen yani basinda bulmustu. Peygamberimiz, bu örnek Islâm kadinini kendi elleriyle kabrine indirdi.</p><p>Peygamberimiz, Hz. Hatice'yi takdirle ve rahmetle anardi. Onun hatirasina, çok hürmet ederdi. Hz. Ali'nin naklettigine göre Peygamberimiz, Hz. Hatice hakkinda söyle buyurmustur:</p><p>"Bu ümmetin kadinlarinin en hayirlisi Hatice'dir" (Müslim, Sahih, VII, 336).</p><p>Onuncu yilda pespese gelen bu Iki ölüm olayi Peygamberimizi ve müslümanlari çok üzdügü için bu yil Islâm tarihçilerince "hüzün yili, gam ve keder yili" olarak ifade olunmustur. Ebû talib, Kureys'in iskencesine karsi Peygamberimizi koruyor; Hz. Hatice ise teselli ediyor, sevgili esine daima yardimci oluyordu. Bu Iki seçkin Insanin ölümünden sonra Kureys müsrikleri Rasûl-i Ekrem'i güç durumlarda birakmak için baski ve zulümlerini daha da arttirdilar.</p><p>Iki musibetin, böyle bir biri pesi sira gelisi nedeniyle Peygamberimiz (s.a.s): "Bu ümmet üzerinde, su günlerde toplanan Iki musibetten, ben, hangisine en çok yanacagimi bilemiyorum!" demekten kendilerini alamiyorlardi.</p><p>Peygamber Efendimiz (s.a.s) amcasi Ebû Talib'in vefatindan sonra günlerce evinden dIsari çikmamis ve hep evinde oturmustu. Pek az dIsari çiktigi olmustu.</p><p>Ebu Talib'in ölümünden sonra müsrikler için engel kalmamisti. Artik Peygamberimiz (s.a.s)'e çok rahat saldirabiliyorlardi .</p><p>Kizlarindan birisi, hemen kosup Peygamberimizin basindaki tozu topragi, aglaya aglaya yikarken, Peygamberimiz, "Kizim aglama! Aglama! muhakkak ki, Allah babani, koruyacak, savunacaktir. Kureys müsrikleri; Ebu Talib, ölmedikçe bana hoslanmadigim bir seyi yapmaga, pek muvaffak olamamislardi" buyurarak, Ebû Talib'in ölümüne üzüldügünü belirtmiştir .</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>8 Aug 2008 09:04:07 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008689136</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Tebli&#287;in Be&#351; Devresi</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008530271</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/85/30/5000000008530271.gif" align='right' border='0'> <p>Davet`in bes devresi olup birinci devresi: Nübüvvet devresidir.</p><p>Davetin ikinci devresi:En yakin hisim ve akrabayi, Ahiret azabiyla korkutup uyarma devresidir.Davetin ücüncü devresi:Kendi kavmini,Ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir.Davetin dördüncü devresi:Kendilerine, daha önce Ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir.Davetin besinci devresi ise: Zamanin sonuna kadar, bütün Cinlerden ve insanlardan, kendilerine davet erisebilecek olanlari, ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir.</p><p>PEYGAMBERIMIZIN VAZIFESINI ACIKTAN ACIKLAMASININ EMREDILMESI</p><p>Peygamberimiz, Tebligin ilk devresi olan nübüvvet devresini üç yil geçirdikten sonra </p><p>açiktan teblig emri geldikten sonra akrabalari olan Abdülmuttalip ogullarini kendisine inanmalarini ve ona yardimci olmalarini istemisti.</p><p>Fakat akrabalari kendisine yardim etmedigi gibi Amcasi Ebu Leheb hakaret etmis, bizi buraya bunun için mi çagirdin diyerek hakaret etmisti.</p><p>Bundan sonra Peygamberimiz, Kureys kabilelerini, Safa tepesi yanina toplayarak onlari Islama davet etti, bu davetten de Kureysilerden açik bir destek alamadi. Hatta Amcasi Ebu Lehep Peygamberimize Hakaret ederek ona tas atti, bunun sonucu Tebbet suresi inzal oldu.</p><p>ISKENCELER</p><p>Peygamberimiz tebligi açiktan yapmaya baslayinca Kureysiler müslüman olanlara iskence yapmaya basladilar.</p><p>Bu iskencelerin en fazlasini Peygamber efendimiz Aleyhisselam görüyordu.Ona, hakaret ediyorlar,namazini kilarken üzerine pislik atiyorlar,geçecegi yollara diken,butrak gibi seyler saçiyorlardi. Secde de iken Deve Iskembesini ve pisligini kafasina atiyorlardi.</p><p>Diger Müslüman olan insanlarin da hemen hemen hepsi iskence görüyordu. Bunlardan köle ve cariye olanlarin iskencesi öylesine agirlasmistiki tahammül sinirlarini asmisti.</p><p>En çok iskence gören Sahabileri söyle siralamak mümkün:</p><p>Bilal-i Habesi,Zinnure Hatun,Ümmü Ubeys,Nehdiyye Hatun,Amir b.Füheyre,Lübeyne Hatun, Ebu Fukeyhe,Habbab b.Eret,Yasir b.Amir,Miktat b.Amr,Suheyb b.Sinan, vb...</p><p>EBU CEHL'IN PEYGAMBERIMIZI ÖLDÜRMEGE KALKISMASI </p><p>VE NADR B.HARISIN BIR KONUSMASI ,</p><p>Nadr b.Haris'in Peygamberimiz Hakkindaki Konusmasi:</p><p>Ebu Cehl, basindan geçeni, Kureysli müsriklerine anlatinca, Nadr b.Haris, kalkip "Ey Kureys cemeati ! Vallahi, sizin basiniza hiç bir zaman, bir benzerile mübtela olmadiginiz,bundan sonra da, kolay kolay çaresini bulamayacaginiz bir is gelmis bulunuyor!</p><p>Muhammed; Sakaklarina ak düstügünü gördügünüz zamana kadar, içinizde,en çok hosunuza giden bir gençti.</p><p>En dogru sözlünüz ve en emininiz idi.</p><p>Nihayet, size getirdigi seyle gelince, ona (Sihirbaz!) dediniz.</p><p>Hayir! Vallahi, o, bir Sihirbaz degildir!</p><p>Biz, Sihirbazlari ve onlarin üfürmelerini, dügümlemelerini görmüsüzdür.</p><p>Siz, ona (Kahin!) dediniz.</p><p>Hayir! Vallahi, o, bir kahin degildir.</p><p>Biz, kahinleri ve onlarin titreyislerini, görmüs ve Seci'li sözlerini, dinlemisizdir</p><p>Siz, ona (Sair!) dediniz.</p><p>Hayir! Vallahi, o, bir Sair de, degildir.</p><p>Biz, Siiri görmüs ve onun her çesidini: Hezec'ini, Recez'ini.. dinlemisizdir.</p><p>Siz, ona (Mecnun!) dediniz.</p><p>Hayir! Vallahi, o, bir mecnun da degildir.</p><p>Biz, delilikleri, görmüsüzdür.</p><p>Onun ise, ne bogulmasi, ne çarpinip titremesi, ne evhamlanmasi, ne de, sözlerini, karistirmasi, vardir.</p><p>Ey Kureys cemeati! Durumunuzu iyice düsününüz, gözden geçiriniz!</p><p>Çünki, vallahi, sizin basiniza, büyük bir is gelmistir ! ' ' dedi .</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>24 Jul 2008 18:31:47 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008530271</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Hz.Muhammed (S.A.V) Vahy Geli&#351;i</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008530251</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/85/30/5000000008530251.gif" align='right' border='0'> <p>Muhammed (A.S), kirk yasina gelince, Allah(C.C) onun kerametini açiklamayi ve kullarina,onunla rahmet etmeyi diledigi zaman,Kendisine, ilk vahiy ve peygamberlik baslangici,uykuda Sadik rü`yalar görmekle olmustur.</p><p>Peygamberimiz, alti ay bu hal üzere kaldi.</p><p>Yüce Allah, bu alti Ay içerisinde Peygamberine, Uykuda, sonrada uyanik Vahiy etti.</p><p>Peygamberimiz, her yil, Ramazan ayinda Hira daginda bir ay itikafa girer,Kureysilerin yapageldikleri gibi, yanina gelen yoksullara yemek de yedirirdi.Peygamberimiz, kavminin sürü sürü putlara tapip durduklarini gördükce,onlardan uzaklasmayi, Halvet ve Uzlete çekilmeyi özler, Hira dagina girer,Halvet ederdi.</p><p>Peygamberimiz (A.S),yüce Allah tarafindan Peygamber olarak gönderilecegi ve ilahi rahmetin, kullari, onunla ihsan olunacagi gün, gelmis bulunuyordu.</p><p>Peygamberimiz; Ramazan ayinin on besinci cumartesi ve on altinci pazar gecelerinde, Hira magarasinda uyudugu bir sirada,Rüyasinda, Vahy melegi Cebrail (A.S) atlastan bir kab içinde bir kitapla gelip Peeygamberimize ``OKU`` dedi.</p><p>Peygamberimiz``Neyi okuyayim?`` diye sordu.</p><p>Cebrail,Peygamberimizi,nefesi kesilinceye kadar,sIktI.</p><p>Peygamberimiz,kendisini ölecek sandi.</p><p>Bundan sonra,Cebrail (A.S),birakip Peygamberimize,`` OKU``! dedi.</p><p>Peygamberimiz ``Neyi okuyayim?`` diye sordu.</p><p>Cebrail Aleyhisselam,Peygamberimizi,tekrar,nefesi kesilinceye kadar sIktI.</p><p>Peygamberimiz, kendini ölecek sandi.</p><p>Sonra, Cebrail Aleyhisselamin sikmasindan kurtulmak icin``Neyi okuyayim?`` diye sordugu zaman, Cebrail Aleyhisselam, Alak suresinin basindaki bes ayeti okudu.</p><p>Peygamberimiz de, onlari, okudu.</p><p>Cebrail Aleyhisselam, ayrilip gittigi ve Peygamberimiz,uykudan uyandigi zaman, o ayetler,, sanki,bir kitap olarak Peygamberimizin kalbine yazilmis gibi idi.</p><p>Peygamberimiz, magaradan ayrilip Hidra daginin ortasina geldigi zaman,gökten,bir ses isitti ki: ``Ya Muhammed! Sen, Allahin Resulusun! Ben,Cebrailim !`` diyordu.</p><p>Peygamberimiz,basini kaldirip bakinca, Cebrail Aleyhisselam`i ayaklarini,gögün ufukuna basmis bir insan suretinde gördü!.</p><p>``Ya Muhammed! Sen, Allahin Rasulüsün!Ben, Cebrailim! Diyordu.</p><p>Peygamberimiz,duraklamis, Ona, baka kalmisti.</p><p>Ne bir adim ilerliyebiliyor,ne de,gerileyebiliyordu!</p><p>Eve döndügünde ,gördüklerini hazreti Haticeye anlatti,hazreti Hatice,``Sana Müjdeler olsun!</p><p>Yüce Allah sana ,hayirdan baska bir sey yapmaz.!diyerek onu teselli etti.</p><p>HAZRETI HATICENIN PEYGAMBERIMIZI VERAKAYA GÖTÜRMESI:</p><p>Peygamberimiz, yüce Allah tarafindan, Cebrail Aleyhisselamin getirip teblig ettigi Risalet vazifesini kabul ederek evine dönerek, hic bir agaca ve tasa rastlamadiki, kendisini selamlamasin!.</p><p>Peygamberimiz,yüregi titreyerek eve gelip,``Beni örtünüz!,beni örtünüz!``buyurdu.</p><p>Kalkinca, hazreti Haticeye basindan gecen olaylari anlatti. </p><p>Hazreti Hatice de onu alip Hiristiyanliga girmis olan,Veraka b.Nevfel´in yanina götürdü.Ona, Ey Amucamin oglu! Dinle bak! Kardesiyin oglu,ne söylüyor!</p><p>Veraka!´´ Ne gördün kardesimin oglu?´´ diye sordu.</p><p>Peygamberimiz;gördüklerini,isittiklerini,haber verince,Veraka:´´Senin bu gördügün,Allah tarafindan Musa Aleyhisselama indirilmis olan Namusul-Ekber´dir.</p><p>Ah Keske, kavminin,Seni (yurdundan)cikaracaklari zaman,ben,sag ve genc, dinc olsaydim!´´ dedi.</p><p>Peygamberimiz´´ Onlar, beni cikaracaklarmi ki? !´´ diye sordu.</p><p>Veraka ´´Evet! Cikaracaklardir.</p><p>Cünkü, senin gibi, bir sey getirmis kimse yoktur ki, düsmanliga ve iskenceye ugramasin! <br>Eger, ben, Senin davet günlerine yetisirsem, Sana,son derece yardim ederim!´´ dedi.</p><p>Cok gecmeden de, vefat etti.</p><p>ILK ABDEST VE ILK NAMAZ</p><p>Peygamberimiz, Hiradan döndügü ve Mekke´nin yukari tarafinda bulundugu sirada Cebrail Aliyhisselam, gelip vadinin bir kösesinde ökcesini yere vurdu.</p><p>Oradan, bir su kaynadi.</p><p>Cebrail Aleyhisselam, ondan Abdest aldi.</p><p>Peygamberimiz,Cebrail Aleyhisselamin Abdest alisina bakiyordu.</p><p>Cebrail Aleyhisselam,Namaz icin nasil Abdest alinip temizlenilecegini görsün diye,yüzünü dirseklerine kadar ellerini yikadi.</p><p>Agzini, su ile calkalandi.</p><p>Burnuna, su cekti, ve ona,Abdest almayi,Namaz kilmayi ögretti. </p><p>Peygamberimiz de hanimi hazreti Haticeye, Cebrailin ögrettiklerini ögretti.</p><p>PEYGAMBERIMIZIN TEBLIGE BASLAMASI VE ILK MÜSLÜMANLAR</p><p>Allah (C.C) ilk teblig emri olan ´´Ey örtülere bürünen (Resulüm), kalk ve insanlari uyar.´´ Ayeti celilesi gelince Peygamberimiz teblig görevine baslamis</p><p>ve insanlari Allahin birligine, davet etmeye baslamisti.</p><p>Davete ilk icabet edip müslüman olanlarin isimleri sunlardir:</p><p>Ilk Müslümanlik serefine sahip olan kisi hazreti Hatice´dir.</p><p>Hz.Ali,hz Ebubekir,hz Zeyd b.Harise,Bilal-i Habesi ve Annesi Hamame,Ebu Fukeyhe, Halid b.Said,Umeyne bint-i Halef,Amr b.Said,Zubeyr b.Avvam, hz. Osman,hz.Talha b. Ubeydullah,Sad b. Ebi Vakkas, Abdurrahman b. Avf, Ebu Ubeyde b.Cerrah, Ebu Seleme,hz Ümmü Seleme,Osman b.Mazun, vb...</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>24 Jul 2008 18:29:27 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008530251</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Camiiler (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001173705</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Camiiler" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001173705'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/117/3/705/1173705/10679488_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>26 Aug 2008 12:34:37 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001173705</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Dua (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001163948</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Dua" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001163948'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/116/3/948/1163948/10550856_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>12 Aug 2008 21:50:29 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001163948</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Karma Foto&#287;raflar (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000847736</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Karma Fotoğraflar" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000847736'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/84/7/736/847736/10550801_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>18 Dec 2007 15:14:57 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000847736</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Bismillahirrahmanirrahim (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001129822</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Bismillahirrahmanirrahim" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001129822'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/112/9/822/1129822/10140109_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>29 Jun 2008 08:08:04 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001129822</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>G&#252;ller (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001128925</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Guller" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001128925'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/112/8/925/1128925/10129926_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2008 20:02:58 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001128925</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Dini &#350;iirler (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001128910</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Dini_Siirler" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001128910'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/112/8/910/1128910/10129635_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2008 19:42:20 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001128910</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Arap&#231;a Muhammed (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001126610</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Arapca_Muhammed" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001126610'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/112/6/610/1126610/10100969_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>24 Jun 2008 19:21:06 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001126610</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Kabri (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001118870</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Peygamber_Efendimizin_Kabri" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001118870'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/111/8/870/1118870/10017971_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>16 Jun 2008 09:03:29 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001118870</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Mekke ve Kabe&apos;den G&#246;r&#252;nt&#252;ler (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001114686</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Mekke ve Kabe'den Görüntüler" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001114686'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/111/4/686/1114686/10017927_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>11 Jun 2008 11:52:59 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001114686</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Arap&#231;a Allah  (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000959375</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Arapca_Allah_" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000959375'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/95/9/375/959375/8998053_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>1 Mar 2008 08:01:26 GMT</pubDate>
		<guid>http://islaminet.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000959375</guid>
	</item>
	
</channel></rss>